İmtihan bu

Seni kim ağlattı düşün,
Kapında mı güzün gönül?
Hani rüyan, nerde düşün,
Neden görmez gözün gönül?

Seni böyle yaralayan
Bahtını kim karalayan?
Yok mu kapı aralayan?
Neden gülmez yüzün gönül.

Az mı özler çağlattığın,
Belli gözler ağlattığın.
Hikâye bu anlattığın,
Geçmez artık sözün gönül.

Karıştırma dur aklımı,
Bilmiyorum dil haklı mı?
Aşk nihanda, sır saklı mı,
Elbet yanar özün gönül.

Bul canana can edeni,
Ruha giydirmiş bedeni.
Her şeyin var bir nedeni,
İmtihan bu hüzün gönül

Hamit Hayal / Gönen / 13.10.2014

Sızlayan yara

Seni var ettiğim bunca hülyaya,
Aldırsan ne yazar, aldırmasan ne?
Sonunda hep yarım kalan rüyaya,
Daldırsan ne yazar, daldırmasan ne?

Aç artık, bir daha kesme önümü,
Ne bahtım biliyor ne ben yönümü.
Sonsuz acılarla geçen ömrümü,
Doldursan ne yazar, doldurmasan ne?

Bir sevda uğruna geçmiştim serden,
Ayrılık var diyen bu hüküm nerden?
Artık bundan sonra düştüğüm yerden,
Kaldırsan ne yazar, kaldırmasan ne?

Elimde senden bir hasret kalmışken,
Git artık bu benden beni almışken.
Gözüm hazanda bir güle dalmışken,
Soldursan ne yazar, soldurmasan ne?

Nice gözyaşlarım döndü bir göle,
Bir Leyla düşünde kim düşmez çöle?
Sen beni aklınca bir garip köle,
Oldursan ne yazar, oldurmasan ne?

Ne yaram kapanır ne bunca ara,
Yıllardır yokluğun dönmüyor vara.
Ey benim kalbimde sızlayan yara,
Öldürsen ne yazar, öldürmesen ne?

Hamit Hayal / Gönen / 21.10.2014

Sevgi nedir, bilir misin

Bilmek gerek ölüm hayat farkını,
Olmak istiyorsan yer benim gönlüm.
Gir gönlüme döndür aşkın çarkını,
Bulmak istiyorsan yer benim gönlüm.

Ya çiledir ya bir ölüm kargısı,
Yorar bir gün hayatın zor yargısı.
Bu alemde her yaranın sargısı,
Kalmak istiyorsan yer benim gönlüm.

Kara günde dost bilirsen yüzüm ak,
Manayım ben, bir başını çevir bak.
Her bakışı ibret kılmış yüce Hak,
Almak istiyorsan yer benim gönlüm.

Benim senle olmadı hiçbir zorum,
Sevgi nedir bilir misin, tek sorum;
Ne yok dedim ben rüyana ne yorum,
Dalmak istiyorsan, yer benim gönlüm.

Aşk üstüne Allah kurmuş yapımı,
Ondan başka kim ne bilsin çapımı.
Seni her gün hep bekleyen kapımı,
Çalmak istiyorsan, yer benim gönlüm.

Hamit Hayal / Gönen / 15.10.2014

Özünde Eylül

Biraz hüzün verir her solmuş resim,
Ben seni hep sevdim sözünde Eylül.
Nihayet kalbime düşen son mevsim,
Aşka bir vedadır özünde Eylül.

Ne verirse versin hayat her derste,
Her gönül muhtaçtır birazcık meste.
Çözülmez muamma, bir engin beste,
Bir kader hükmünün cüzünde Eylül.

Şu vurgun mevsimden geri git biraz,
Ne aldın hayattan, aşktan mı bir haz?
Şimdi bir efsane ve bir masal yaz,
Belki bir başlangıç güzünde Eylül.

Sevgiler biter mi, kopar mı bağda,
Gülün yas var şimdi solduğu bağda.
İsterdim hep kalsın bir eski çağda,
Ayrılık ve hasret, hüzünde Eylül.

Artık göz ararken zengin günleri,
Yaşadık, kalmadı rengin günleri;
Elveda ey ömrün engin günleri,
Şimdi her sevenin yüzünde Eylül.

Hamit Hayal / Gönen / 30.08.2014

Seni yolcu edeli

Aşkın dünyasında renkli neonlar,
Loşluğun içinde bir loşluk vardır.
Ne biz anlıyoruz aşkı ne onlar,
Boşluğun içinde bir boşluk vardır.

Ne olursa olsun aşkın bedeli,
Bırakmak olmasın tuttuğum eli.
Desinler gam yemem ömrümde deli.
Sarhoşluk içinde sarhoşluk vardır.

Sahte âlemleri at gönlünden at,
Düşünmek gökleri hep böyle kat kat.
Alanlar bilir ki bu dünyadan tat,
Hoşluğun içinde bir hoşluk vardır.

Yoksun artık seni yolcu edeli,
Elbet anlar aşkı bir gün her deli.
Değer verdim, şayet buysa bedeli;
Derim ki zalimde bir puştluk vardır.

Hamit Hayal / Gönen / 07.06.2014

1 143 144 145 146 147 244