Bir manası yok mu gözde yaşımın

Yeter artık, en sonunda isyankâr,
“Olacaksa olsun”, demek kolay mı?
Bu acılar yüreğime nisyankâr,
“Dolacaksa dolsun”, demek kolay mı?

Derinlere kök saldı da eğilim,
Suç mu bende sana varsa meyilim?
“ Bir gül olsa, amma mecbur değilim,
Solacaksa solsun”, demek kolay mı?

Belki de bahtının karası benim,
Senin de gönlünün yarası benim.
Demek ki ayrılık sırası benim,
“Ölecekse ölsün”, demek kolay mı?

Bir tadı kalmadı artık aşımın,
Üstünde belâlar döner başımın.
Bir manası yok mu gözde yaşımın,
“Silecekse silsin”, demek kolay mı?

Ferhat gibi yol ararken dağında,
Esir ettin beni gönül ağında.
Bu ayrılık neden sevda çağında,
“Bilecekse bilsin”, demek kolay mı?

Bırakmadın zihnimde bir an beni,
Cananımsın, gel kabul et can beni.
Bundan sonra bir gönülde han beni,
“Kılacaksa kılsın”, demek kolay mı?

Gönlünden sürgünüm, ittikten sonra,
Sen böyle bırakıp, gittikten sonra;
Bu dünya gözümde bittikten sonra,
“Gelecekse gelsin”, demek kolay mı?

Hamit Hayal / Gönen / 13.08.2013

Aşkın karşılığı ben de yok deyip…

Sen de ayrılığa neden, niçin de,
Düşünüp sorarsan, beni de çağır.
Bu aşkta bir hâl var hâlin içinde,
Zihnini yorarsan, beni de çağır.

Bir türlü hakikat olmaz rüyası,
Neden uzun sürer aşkın hülyası?
Sevenlerin yıkık gönül dünyası,
Bir yara sararsan, beni de çağır.

Bendim yüreğinden bu aşkı uman,
Hasretim büyüdü, doldurdu umman.
Nasıl dağılacak gönlümde duman,
Aşka yol yararsan, beni de çağır.

Yıllar önce açılmadan gözümüz,
Bir firkatten yanar durur özümüz.
Bu dünyada baki kalsın sözümüz,
Bir vefa ararsan, beni de çağır.

Kader bir rüyadan öte, dilinmez,
Her murat ebede kalır, silinmez.
Bunca zaman sonra bile bilinmez.
Bir sırra erersen beni de çağır.

Keşke hâlâ çözebilsem zatını,
Açmadın gönlünün bana katını.
Sevda savaşında yorgun atını,
Ölüme sürersen beni de çağır.

Kara dediğime sen de ak deyip,
Ağlatırsın ayrılığa hak deyip.
Aşkın karşılığı ben de yok deyip,
Bir hayal kurarsan beni de çağır.

Hamit Hayal / Gönen / 11.08.2013

Bırak hayal edeyim, tutmasam da elini

Şiirlerimi sakla göğsünün sol üstünde,
Satır satır işlenen sözlerimde bul beni.
Sana armağan ettim yenildiğim tutkumu,
Hayalimin peşinde, gözlerimde bul beni.

Sen benim hayalimin en ucunda saklısın,
Keşke şu an yanımda olsaydın peri kızı.
Görünmez diyarlarda saklanmakta haklısın,
Ya bir vurgun deminde solsaydın peri kızı.

Yüreğimde bir mühür kaldı da acı sözün,
Bir gurbette ömrümü yiyerek ağlasaydım.
Keşke unutabilsem, keşke kül olsa özün,
Sevmek benim neyime diyerek ağlasaydım.

Sevdim seni, bilmeni istiyorum bir ömür,
Çilemle akıp giden her anımda sen varsın.
Ben bu yüzden gülmeni istiyorum bir ömür,
Bir yanımda kaderim, bir yanımda sen varsın.

Bir karşılık bulmayan yenilemez isyanım,
Belki de tutunduğum gafletimsin bir anlık.
Çözülemez ruhumda yaralı, vurgun yanım,
Anlıyorum ki sen de ölmüş artık insanlık.

Daldığın gözlerimin ışığı çoktan söndü,
Yıllardır öksüz kaldı coşkusu yüreğimin.
Yazı erken bitirdik, mevsimler artık döndü,
Boş hayalden başka ne kuşkusu yüreğimin?

Kırık pişmanlıklarla çıkmazlara yürürken,
Hayali bir sevdanın hallerinde evrildim.
Beni neden anlamak istemedin çürürken,
Tadılacak bir aşkım kalmadı da devrildim.

Ve solgun gözlerinde boşluğa düşüyorum,
Bir sıcaklık kalmamış dokunduğum ellerde.
Bir hüzün mevsiminde kederden üşüyorum,
Şimdi ben yağmurların coşturduğu sellerde.

Seni bulmak aşkıyla içim içimi yerken,
El olan sevgiliye yok diyecek bir sözüm.
Bir tanyeri zamanı, demek bu kadar erken,
Sürgün gönderildiğim yıllara daldı gözüm.

Bırak hayal edeyim tutmasam da elini,
Derininde ummanın çalkandığı gök gözler,
Zihnimde resmetmişim saçının her telini,
Bende yanan bir gönül seni, sevgini özler.

Hamit Hayal / Gönen / 10.08.2013

Kara topraktan sürgün vurulmuş gül say beni

Sana mektuplar yazdım, içimden geldiğince,
Sevenler yüreğinden yanarmış, bilemezdim.
Vuslat Ferhat’ın Şirin için dağ deldiğince,
Gönlümüzde bir yara kanarmış, bilemezdim.

Beni bir Kerem gibi yakarak kül edecek,
Neden hâlâ aklımdan çıkmıyor solmuş yüzün.
Ne gönlümde bir sultan ne de bir gül edecek,
Ne zaman anladım ki, sonu gelmez bu hüzün.

Sorma bunca suali, artık beni yormasan,
İçten emanet edip, kalbimi al demiştim.
Yıllar sonra geride ne kaldı hiç sormasan,
Sana bir ömrü vermiş, istersen al demiştim.

Bir hakikat olmayan aşkla bağlattın beni,
Akıp gittin gözümün durulmaz sellerimden.
Ne istedin gönlümden, neden ağlattın beni,
Bir yıldız gibi kaydın, tutmadın ellerimden.

Elimden aldın aşkı, ayrılık vuruşuyla,
Tutkulu bir sevdadan nihayet solmaktayım.
Ben bu aşkta kadersiz bir nefer duruşuyla,
Yenilmez hasretine bire esir olmaktayım.

Bütün fanilikleri yüreğimden silerim,
Kimin olursa olsun bu dünya senden başka,
Anla beni sen varsın bir hakikat dilerim,
Yeniden bir nazar kıl gönlümdeki bu aşka.

Dünyada ayrılıktan varsa daha ne ağır,
Bütün günahlarını silmez mi Hak, et niyaz.
Aşkının sürgünüyüm, burada duvarlar sağır,
Hasretinden üşüdüm, içimden aşkın ayaz.

Bir sevda firkatine davet etti ay beni,
Son bir defa başını yasla sen hayalime.
Kara topraktan sürgün, vurulmuş gül say beni.
İnandım eremezsin sen benim hayalime,

Aşkın kaderinde var ayrılık denen yasa,
Ah sevgili geç kaldın, hasretin yaktı beni.
Bu son gurbet deminde benimle bürün yasa,
Sen beni benden aldın, hasretin yaktı beni.

Meftunlar sevdasını düşlerinde ararmış,
İçimde zor dağlara vurduğumuz yokuşlar.
Bütün hatıralarda bir resimsin sararmış,
Bir daha dönmeyecek uçup giden son kuşlar.

Hamit Hayal / Gönen / 09.08.2013

Duyarsın bir gün elbet, aşkı ateşe verdim

Bilmiyorum belki de bir alev, kanındayım,
Sonsuzluğa dikilmiş, sessiz mezar taşımsın.
Geçen bir ömrün arda kalan son anındayım,
Sevdamın hasretinden yorgun düşen başımsın.
Sanki hiç ayrılmadık ve ben hep yanındayım,
Sen benim pişmanlığım, gözümdeki yaşımsın.

Bu ayrılık dediğim keşke olsaydı sürgün,
Geç kalmış bir vuslatı ölümüne denerdim.
Tükendim, çaresizim, artık kalmadı bir gün,
Ben ne dertleri yendim, ne sitemler yenerdim
Duygu denen ne varsa bende bıkkın ve üzgün,
Yolumun sonundayım, sensiz menzile erdim.

Ben senin hayatından mevsimler alacağım,
Dünyada senden başka beni kim var anacak?
Yüzün hiç gülmeyecek, kalbinde kalacağım,
Daha kaç yıl bilemem, alevde kim yanacak.
Ve hep hayal kuracak, düşlere dalacağım,
Bu aşkı bilmeyenler çoktan bitti sanacak.

Dilerim ki seninde gözlerin yaşla dolsun,
Kalbin yansın özlemle, dilinde bin şikâyet.
Kalmasın bir ümidin, bir yaprak gibi solsun,
Aşk bir masal diyorsun ve çoğunca hikâyet.
Gönül sitemlerime bakmadın bir kez olsun,
Gözün aydın sevdiğim, bu aşk buldu nihayet.

Bilseydim sonu böyle dağlara vuracaktı,
Uzun ince yolların yolcusu ben olmazdım.
Hiçbir şey yıkılmadan yerinde duracaktı,
Ne yanardım aşkından, ne sararıp solmazdım.
Senden başka kim bana bir dünya kuracaktı,
Hüzün benim hayatım, bir sevinçle dolmazdım.

Duyarsın bir gün elbet, aşkı ateşe verdim,
Senden kalan ne varsa anılarımla yaktım.
Tükendi senden kalan ne varsa, sona erdim,
Bir rahmet gecesinde gözlerinden ben aktım.
Bir daha onmayacak, çaresiz benim derdim,
Ruhumun derininde bir kör noktaya baktım.

Ne olan bir sevgili, ne esrarlı nazımız,
Keremin hicranından kül oldu ya Han Aslı?
Bir imtihan dünyası, zaten yanar bazımız,
Her düşte bir vuslat var, sonu ayrılık faslı.
Kış bizim gönlümüzde, uzun sürmez yazımız,
Her son bir kara toprak, her baş bir taşa yaslı

Hamit Hayal / Gönen / 08.08.2013

1 128 129 130 131 132 178