Acıtan bir yarayı kalbime koyup gittin

Acıtan bir yarayı kalbime koyup gittin,
Yine içim burkuldu, şarkımızı dinlerken.
Senli zamanlarımın hayal olduğu demde,
Bilmiyorum nasılsın, ben kahrınla inlerken?

Bilmiyorum bu aşkın eni boyu kaç adım,
Kalbim hasretle yansın, ağzındaki dile ne.
Sevda ilhamlarımdan alır mısın bir tadım.
Hiç sevgisiz kaldın mı, bilir misin çile ne?

Sen adına ayrılık denen yorgun isimsin,
Bir gerçek hikâyenin içi benim, dışı sen.
Zihnimden gelip geçen gölgelerden cisimsin.
Benim yüreğim bahar, ömrümün her kışı sen.

Seninle ısınmayı düşlesem neye yarar,
Senden sonra sevmenin haram olduğu gibi.
Bu sevdanın perdesi indi, beni kim arar,
Ve yıllar sonra yaram yine olduğu gibi.

İnan ol ki nefretin zerresi yok içimde,
Ben seni hep bir aşkın sevgiyle anıyorum.
Duygularımı sorma, tarifsiz bir biçimde,
Gözümde bir damla yaş, yandıkça yanıyorum.

Senden geriye kalan gözlerine sığındım,
Ne kadar ağırlaştın, seni taşımak çok zor.
Ben çoktan toprak olmuş bir sahipsiz yığındım,
Kapansın istiyorum, yara kaşımak çok zor.

İstiyorum ki artık seninle ölsün adın,
Bir daha karıştırma yitirdiğim aklımı,
Belki de sen değildin, aradığım o kadın,
Bir daha gün görmesin, karıştırma saklımı.

Bütün hikâyelerde varsın, buldum özünü,
Bir kere düşündün mü, aklına geldim mi hiç.
Bir daha gülümseme, çek üstümden gözünü,
Özlemden ucu keskin bir bıçakla kanar iç.

Arama artık ben de coşku dolu hisleri,
Bu son gecem, yürekten densiz ağlayacağım.
Giderek dağılıyor bu aşkın son sisleri,
Dokunma gözyaşıma, sensiz ağlayacağım.

Gülüşün yok mu senin, sanki bir zehir gibi,
Nasıl hâlâ bu kadar diri kaldı, şaşmışım.
Ben şimdi bilinmeze akan bir nehir gibi,
Kapıları demirli mahzenlerden taşmışım.

Çilesini tattığım bir aşkın çalanısın,
Hangi karanlık örter, nerelere saklansan.
Hakikat olmadın ki, bu aşkın yalanısın,
Sonu yine tükenmek, günahından aklansan.

Senin sevdama olan itaatin sözle mi,
Mecnunun gideceği son yer zaten bir çöldü.
Aşka esir bir gönül, olmaz başka özlemi,
Bu dünyada sevmenin zaten ruhu da öldü.

Ben hâlâ oradayım, gözlerine dalalı,
Seni sevmek adına kırıldı cesaretim.
Son gönül kapısını yıllar oldu çalalı,
Bin yıl sürse de sensin, özümde esaretim.

Acıtan bir yarayı kalbime koyup gittin,
Yine içim burkuldu, şarkımızı dinlerken.
Senli zamanlarımın hayal olduğu demde,
Bilmiyorum nasılsın, ben kahrınla inlerken?

Hamit Hayal / Gönen / 06.10.2013

Derdi mi dökmeye dil verir miydin?

Ben sana sığınsam, etsem iltica,
Hayatında bana el verir miydin?
Bir küçük dileğim, ya da bir rica,
Saçından bir tutam tel verir miydin?

Çözülmez bir sır mı, kime bu ilgi,
Uçan kuşlar bile vermez bir bilgi.
Bir ömür yazmaya bir kalem, silgi,
Derdi mi dökmeye dil verir miydin?

Gönül ferman bilmez, yüreğim deli,
Bıraktım tuttuğum sandığım eli.
Gözüme coşkun sel, gönlüme yeli,
Sevdama bir vatan, il verir miydin?

Belki bir hakikat, yalanda sensin,
Biten bir sevdadan kalanda sensin;
Benden bu gönlümü alanda sensin,
Derdimle dertlenir hâl verir miydin?

Ben ne verdim, sen ne aldın sözümden,
Ağla dedin, seller aktı gözümden.
Sen yaktın da yanmadım mı özümden,
Tutunmak istesem dal verir miydin?

Yüreğime sakladığım bin çile,
İstedim sır kalsın, düşmesin dile.
Bana bu dünyada bir ömür ile,
Uğruna yandığım gül verir miydin?

Hamit Hayal / Gönen / 30.09.2013

Aşkı sensiz düşünmek yitirmek gibi aklı

Öyle bir şey, bu başka, çözemedim, çözen yok,
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.
Düştüm de ben bir aşka, çözemedim, çözen yok,
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.

Nice nedenler var et, nice bahaneler diz,
Seni sevmenin ben de yarattığı derin iz.
Ne olur gönlünü aç, aşkıma bir hudut çiz,
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.

Yaratan gözlerinde sunmuş ta öyle bir renk,
Güzelsin, cemalinde mana derin bir ahenk.
Âlem içinde âlem var ve sana yok bir denk
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.

Bir türlü rastlamadım gülü solmayan yere.
Kalbe hüzün, gözlere yaşlar dolmayan yere,
Gittim ben hasretimce sınır olmayan yere,
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.

Bilirim sığınmadın ihtişam taçlarına,
Sen başkasın benzemez gönlün aşk açlarına.
Keşke benimle olsan, dokunsam saçlarına,
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.

Aradığım tek dünya gözlerinde ve engin,
Hayat seninle güzel, yaşamak senle zengin.
Ben seni böyle sevdim, karşılıksız ve rengin,
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.

Aşkı sensiz düşünmek, yitirmek gibi aklı.
Dört mevsimi yaz olan seneler sen de saklı.
Belki Kerem Aslıyı sevmekte her an haklı,
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.

İsyanımı tenkil et, dünyamı kurda baştan,
Akıp gitme gözümden, savrulma sonsuz yaştan.
Ne senin gönlün hissiz, ne benim kalbim taştan,
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.

Seni düşünmek bile aşkı silmekten ağır,
Seni sevmek dert demek, seni sevmek bir kahır.
Keşke hiç görmeseydim, keşke olsaydım sağır.
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.

Bir şaşkınlıktan sonra durulan her cümle boş,
Kader diye bahtıma vurulan her cümle boş;
Seni sevmeye dair kurulan her cümle boş,
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.

Seni sevmem olmasın başından aşkınlığın,
Her halin çekti beni, saflığın, şaşkınlığın.
Bir kadere uymaktan başka ne taşkınlığın?
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.

Gönlüme diyemedim bu aşka bir hudut çiz,
Dönüp geriye baktım ne sen, ne senden bir iz.
Sevda denen bu yolun sonunda savrulduk biz.
Bırak bu sevda benim kalbimde meçhul kalsın.

Hamit Hayal / Gönen / 01.10.2013

Kalbime vesvese üfler bir yelsin

Farkına vardığım için var oldun,
Senin bu yaptığın bini aştı, gel.
Yüreğimde ateş oldun, nar oldun,
Gözlerimden nice seller taştı, gel.

Ezelden ebede atılmış oksun,
Sevgiye aç değil, şefkate toksun.
Sevda oyunumda artık hiç yoksun,
Nicedir dilime ismin düştü, gel.

Senin gibi var mı aşka aldırmaz,
Gönül vermez, bir sevdaya daldırmaz.
Bilirim düşeni kimse kaldırmaz,
Hasret her yaramı yine deşti, gel.

İçimde dertleri var eden sensin,
Kara saçlarımı kar eden sensin;
Sanma ki bu aşkta kâr eden sensin,
Ayrılık durulmaz yine coştu, gel.

Emrinde bir hizmet eden bulursun,
Bahaneyi nerden, neden bulursun?
Sen zaten her şeye neden bulursun,
Felek bana ağır şartlar koştu, gel.

Nasıl varsın dilim demeye elsin,
Kalbime vesvese üfler bir yelsin.
Sen benim gözümde durulmaz selsin.
Deli gönlüm bir çıkmazda şaştı, gel.

Hamit Hayal / Gönen / 29.09.2013

Yerime gülleri koklarmış annem

Gurbet çocuğuyum, çileli ömrüm,
İçinde yasları saklarmış annem.
Hasret dolu geçti bileli ömrüm,
Karalı bahtımı aklarmış annem.

Arştan yere inmiş anne okulu,
Özünde merhamet, sevda dokulu,
Annem dudakların gülden kokulu.
Kalbime sevgiyi eklermiş annem.

Halimi bilirsin, himmet yaradan,
Kurtar beni bu hasretten, yaradan.
Hayalim şu dağlar çıksın aradan,
Yıllardır yolumu beklermiş annem.

Şimdi bir ihtiyar oldu ya yaşım,
Merhamet yurdunda sımsıcak aşım;
Boynum bükülmezdi, dik idi başım,
Ağrırken alnımı yoklarmış annem.

Ayrılık annemle aramda perde,
Bir türlü bitmiyor, başlar bir yerde.
Bekledim gelmiyor, o yıllar nerde,
Yerime gülleri koklarmış annem.

Ömrüme düştü de son dertli güzün,
Neden bu ayrılık, neden bu hüzün?
Nur-u cemalinden mukaddes yüzün,
Aklımı imanla yüklermiş annem.

Kara saçlarını ak eden annem,
Bu kirli dünyayı pak eden annem;
Eminim, cenneti hak eden annem,
Gökleri dik tutan köklermiş annem.

Hamit Hayal / Gönen /30.09.2013

1 121 122 123 124 125 178