Gönlüme bir nüzul inmeyi bekle

Eminim, düşecek bir gün içine,
Bir hasret korkusu sinmeyi bekle.
Kader aşkta bakmaz neden, niçine,
Sen benim kalbimde dinmeyi bekle.

Beni ne aradın ne bir gün sordun,
İçimde sönmeyen bir kızıl kordun.
Gecemde ağlattın, gündüzde yordun,
Benim için ”Öldü”; Denmeyi bekle.

Ne olur anla şu aşkı düşte sen,
Hazin ve manalı her gülüşte sen.
Ne zaman erersen aşkta rüşte sen,
Hep beni hayal et, yenmeyi bekle.

Ayak seslerim var kapında, dinle,
Ömrün viran olsun, kalbince inle.
Yoruldum, yenildim, bittim derdinle,
İçimde son yangın, sönmeyi bekle.

Yarın Hakkın huzuruna varınca,
Sen beni anlarsın korkum sarınca.
Sükût et zamana, bekle arınca,
Nihayet aslına dönmeyi bekle.

Bir gün yüreğinden sevdam alınır,
Hangi umman kaldı, nere dalınır?
Bir daha sanmam ki kapın çalınır,
Gönlüme bir nüzul inmeyi bekle.

Hamit Hayal / Gönen / 07.12.2013

Ecel hiçliğe bir hüküm kusunca

Ezeli tükeniş hiçe karışmak,
Allaha açıldı eli nefsimin.
Uzun sürdü ölüm ile barışmak,
Sonunda büküldü beli nefsimin.

Ölüm bir yalnızlık, iki heceli,
İçimde taşıdım korkunç eceli.
En aşkın ateşe gündüz geceli,
Durmadan üflerdi yeli nefsimin.

Ölümü işlerken kaderin çarkı,
Hayat nağmelerden örülü şarkı.
Ezelin ebedden var mı bir farkı,
Gaybın ötesinde ili nefsimin.

Nefrete, günaha, küfre bilenip,
Aslında yıkıldım her gün ilenip.
Şimdi hakikati Haktan dilenip,
Allah’ı zikreder dili nefsimin.

Gönle ateş değdi dili susunca,
Dünyayı işlermiş kendi usunca.
Ecel hiçliğe bir hüküm kusunca
Kudreti kalmadı ölü nefsimin.

Hamit Hayal / Gönen / 07.12.2013

Vatan, tarihin dili sevdanın aziz yurdu

Vatan, tarihin dili, sevdanın aziz yurdu,
Şafağın bahtımızdan nurla söktüğü diyar.
Nice hülyaya dalan bahtınca hayal kurdu,
Uğrunda yıldızların gözyaşı döktüğü yar.

Vatan, ezelden baki, zirvesi gök dağların,
İmanlara bir mührün kazıldığı son zemin.
Sonsuzluk kapısında ne hükmü var çağların,
Kaderin Arştan Arz’a yazıldığı son zemin.

Vatan, kâm almak değil bir rüyada felekten,
Son süngü savaşında vuslatı var bilenin.
Alır bizi bu toprak, geçeriz bir elekten,
Yazılan her destanda adı vatan çilenin.

Vatan, ateşin düşüp yaktığı an iç değil,
Allah ile uhuvvet, haşrolmak yeni baştan,
Belki bir hakikati elde tutmak hiç değil,
Manalar âlemine maddeden koşan kuvvet.

Vatan, nice kazılmış isim kalan bir taştan,
Her kim diyorsa yalan, kölesi olmak arz’ın.
Levh-i mahfûzda kader yazılır yeni baştan
Bir mana sevgilisi bulmaktır adı farzın.

Vatan aşka düşülen son hüküm, bağlayan söz,
Bir süngünün ucunda eceli bulmak taat.
Bir gün toprak dolsa da vuslata ağlayan göz,
Her kader secdesinde dönülmez tek itaat.

Vatan, Rabbe sunulan bir bağlanış aslında,
Allah’ı anmak ya da kalbin dilince zikir.
Cennete açılan ilk kapı hüküm faslında,
Topraktan kök almakmış özü sözü bir fikir.

Vatan, sevmek bir gülü, elinden tutmak aşkın,
Tabur tabur dizilmek, Arş’a varmak kanatla.
Bir hıçkırık deminde ruhta coşku, dil aşkın,
Vatanı sevmek, ancak Allah’taki sanatla.

Vatan, yarında dünü ayakta tutan kökler,
Ricat edilemez bir manası sonsuz tutku.
Vatan engin gönülde Arş’a açılan gökler,
Bir savaş meydanında Rabbe adanan utku.

Vatan, imanda aşkta aklın dua bestesi,
Hakkın yüceldiği an iflâh etmezdi illet.
Tarih denen akışta destandan bercestesi,
Kaderden imtihanın, çarklarında bir millet.

Vatan, kara toprakta kalp ve alınla secde,
Sonsuz var olmak aşkı ve yarına hicrettir.
Ki şahadet ehlinden, gönül geldikçe vecde,
En mukaddes hallerin diyarına hicrettir.

Vatan, nice uzun kış sonunda bahar düşü,
Dünden hatıramızda kalmış masum resimler.
Aşkı çileyen bülbül, dallarda kuş ötüşü,
Esaret zincirini kırmış rengin mevsimler.

Vatan, manada asıl ruhunu bulmuş beden,
Hasret ve haslet tatmış iş ve imanda birlik.
Vatan yorgun düşleri dinç ve hakikat eden
Nizami bir ülküden kurulmuş düzen, dirlik.

Vatan, bir narin safta arz edilen her tekbir,
Bir kudret kaleminden kader kitabında cüz.
Rabbim bizi bizden al, yüreklere ver tekbir,
Yarın mahşer gününde solmaz sima, bir ak yüz.

Hamit Hayal / Gönen / 05.12.2013

Bir baharla geldin, gittin bir yazla

Gözler seni arar, dil seni sorar,
Sonu böyle bitsin, ister miydim hiç.
Hayalin durmadan zihnimi yorar,
Sonu böyle bitsin, ister miydim hiç.

Bozuldu düzenim, kalmadı bir tat,
İsterdim ömrüme nice bahar kat.
Her aşkın sonunda var imiş firkat,
Sonu böyle bitsin, ister miydim hiç.

Bitince anladım, aşk rüya meğer,
Bugün yeni şeyler söylersen eğer;
Alnımda yazımsın, kalbimde değer.
Sonu böyle bitsin, ister miydim hiç.

Suçu kim üstüne alırsa alsın,
Bırak aşkın ben de bir yara kalsın.
İçim kan ağlasın, gözlerim dalsın,
Sonu böyle bitsin, ister miydim hiç.

Ayrılıkta kaç yıl, kaçıncı dönüm,
Ardımda dağlar var, uçurum önüm.
Muhakkak benim de var eksik yönüm,
Sonu böyle bitsin, ister miydim hiç.

Yeni bir sevdayı aklıma sok ta,
Gel bu ızdıraba koyalım nokta.
Ne dersem diyeyim bir hükmü yokta,
Sonu böyle bitsin, ister miydim hiç.

Bir sevdaya kapılmış ya karınca,
Hakkı bulur son menzile varınca.
“Gönlüm”; Dedim, “Dön yolundan arınca,
Sonu böyle bitsin, ister miydim hiç.

Ben seni bilirim, ettiğin nazla,
Sitemin kalp yakar, cevrinden fazla.
Bir baharda geldin, gittin bir yazla,
Sonu böyle bitsin, ister miydim hiç.

Hamit hayal / Gönen /03.12.2013

Kuşlar uçmak için gelir dünyaya

Sen benim alnımda kader mi, nesin,
Gölgeden bir sırra daldın da gittin.
Sonunda hasret var, ayrılık kesin,
Benden yüreğimi aldın da gittin.

Ben çöl serabında ararken suyu,
Bir ömür dilensem vermez kör kuyu.
Dert etme derdimi, aşka dal, uyu,
Benden yüreğimi çaldın da gittin.

Kudretim yetmedi aşk denen güce,
Özlem kadar büyük, dağ kadar yüce.
Şimdi ben gözünde bir yorgun cüce,
Gönül gözyaşımı saldın da gittin.

Her seven bir arsız gönül taşıyor,
Bu yük artık bende beni aşıyor.
Sormadın kim öldü, kimler yaşıyor,
Leyla’ya bir Mecnun kıldın da gittin.

Kuşlar uçmak için gelir dünyaya,
Neden kapıldım ben bir boş hülyaya?
Sen beni daldırıp bir zor rüyaya,
İçimde bir yara kaldın da gittin.

Hamit Hayal / Gönen / 101.12.2013

1 112 113 114 115 116 178