Vatan

Gurbet şafağına ak düşmüş talih,
Hasretle andığım bir yardır vatan;
Bir kader hükmünce yazılmış tarih,
Yeryüzünde cennet diyardır vatan.

Vatan ne dağ taşta görülen zahir,
Sevdayla vuran kalp, sevmekle mahir;
Ne fark eder sürse bin yıllar kahir,
Nice kalpler yakan bir nardır vatan.

Vatan, hasretinden mahrum ve köksüz
Çok şükür, kalmamak cihanda göksüz.
Aşkım, gözünde yaş taşıyan öksüz,
Sarıkamış ta ki zor kardır vatan.

Bir şefkat ocağı, bir ana bağrı,
Her gönül yurduna düşen bir çağrı;
Onsuzluk başka dert, başka bir ağrı.
Namus, şeref, bayrak ve ardır vatan.

Gerçekle aramda yalnız bir perde,
Başkadır bu toprak, dermandır derde.
Cennet düş âlemi, ölüm siperde,
Gözümden akan yaş, pınardır vatan.

Hayat bir arzudur yorgun bakışta,
Ümit her yazında, hasret var kışta
Kucaklar dünyayı kalp her yakışta,
Ebede kök salmış çınardır vatan

Cennet bu toprakta, bende kanaat,
Gönlümde çark döner, işlerken sanat;
Hudutsuz göklerde kuş çırpsın kanat,
Ölüm bile ölür, hep vardır vatan

Hamit Hayal / Gönen / 11.01.2013

Bilmiyorum, neden hüzün yazıldı?

Aşkın yüce mertebesi kâmilde,
Bir melek misali özün yazıldı.
Sebep, saik, hakikat, her amilde,
Yaksın diye aşkta közün yazıldı.

Mesafeler alıp birkaç kademde,
Hayat her yerdedir hayal her demde.
Her günahkâr suçu arar Âdem de,
Âlemde ilk önce cüzün yazıldı.

Senle aramızda aşk bir barikat,
Ben ağlarken sen gülersin, farikat;
Hangi amel hangi hâl ve tarikat,
Özünde aşk olan sözün yazıldı.

İdrak ettim, şöyle baktım âleme,
Gülde sensin, benziyorsun lâleme;
Yüce Rahman emretti ki kaleme,
En derin âlemde gözün yazıldı.

Ebed bu an, ezel vardır temelde,
Ümit bilmez, sordum demez emelde.
Bin bir mana mah bildiğim cemalde,
Beni benden alan yüzün yazıldı.

Gökler bile hayran yüce zatına,
Bilen bilir, bakmak gerek batına;
Sevdam, söyle aşkın yüce katına,
Bilmiyorum, neden hüzün yazıldı?

Hamit Hayal / Gönen / 20.12.2014

Leyla’ydın gözümde ey çölün kızı

Eridin ve bir mum gibi bittin sen,
Bahtımla aramda surdun vefasız.
Aşkın gurbetine beni ittin sen,
Dedin ki, “Yok senin yurdun”; vefasız.

Tahammül edilmez bir acı bende,
Kanayan yaram var, ilacı sende;
Neye yarar artık bir gün gelsen de,
Beni oyalayıp durdun, vefasız.

Seninle dolu bir hayata veda,
Kapımı çalmadı bir aksi seda.
Neden, nasıl ettim ömrümü feda,
İçimden yer beni kurdun, vefasız.

Aşığım, hasretim ben gül yüzüne,
Yol kavuşmaz oldu vuslat düzüne.
Aşk hicrana döndü, gurbet hüzüne,
Hep hasret okuyla vurdun vefasız.

Coşmaz bir pervane düşünce hızı,
Her sevgi bir yara, her aşk bir sızı;
Leyla’ydın gözümde ey çölün kızı,
Bir hayal peşinde yordun, vefasız.

Hamit Hayal / Gönen / 20.12.2014

Çöl misali gönlüm, serap bu şehir

Şimdi bir yalnızlık duygusu bende,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.
Sarhoşum, bir ölüm uykusu bende,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Yaralı bir ceylan bakışında sen,
Her bahar sellerin akışında sen;
Hasretin o sonsuz yakışında sen,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Ömrümü zayettin, aşkı hiç bende,
Tükendim, kalmadı artık güç bende;
Bundan sonra yanıp durur iç bende.
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Bir hicran bekliyor ardında güzün,
Hiç eksik olmadı kalbimde hüzün.
Aklımdan bir türlü çıkmadı yüzün,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Çöl misali gönlüm, serap bu şehir,
Bir ümit kalmadı, her düşüm tehir.
Gözyaşım sel oldu, hislerim nehir,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Hamit Hayal / Gönen / 19.12.2014

Sevmiştim en güzel çağlarda seni

Yıllar sonra bile ağlarda seni,
Bir kalbi tazimle anarım, güzel.
Sevmiştim en güzel çağlarda seni,
Aklıma düştükçe yanarım, güzel.

Bilmem ki ne diye kestin selamı,
Bir garip kalmıştır aşkın kelâmı.
Ben seni sevmekle buldum belamı.
Bir yara misali kanarım, güzel.

Gerçekler çıplaktır hakikat üryan,
Bin yıl gibi gelir, bir andır rüyan.
Ne demiştin bana; “Gafletten uyan”
Kendi gerçeğime dönerim, güzel.

Düşünce insanın kalkmıyor kolu,
Gönül defterimde hep hicran dolu.
Ararken hakikat denen tek yolu,
Seni hayal eder kanarım, güzel.

Hamit Hayal / Gönen / 17.12.2014

1 66 67 68 69 70 172