Bilmezsin ağlayan yanımla beni

Gönül defterime yazdım adını,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.
Ben sende bulmuştum aşkın tadını,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

İçimde bir sızı, bir yara sevda,
Ne sevgi isterim, ne kara sevda.
Gönül boş ver artık ne ara sevda;
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Yıllar sonra bile özlediğim yar,
Sevginden kalbimde, başka neyim var.
Düş, Aslı düşünde gez diyar diyar,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Yıldızlar altında göğsüme yatta,
İstersen kahreyle, zoru dayatta.
Senden başkasını bilmem hayatta,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Ezelde var idin, ebed de haksın,
Benim gönlüm hangi gönüle aksın?
Ayrılık ağlatsın, hasretin yaksın,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

İstersen tarif et, tanımla beni,
Bırak git baş başa anımla beni;
Bilmezsin ağlayan yanımla beni,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Mevsimler yaşandı, bir güzden başka,
Bin çile, bin yokuş, bir düzden başka;
Ne kaldı geriye bir yüzden başka,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Dolup boşalıyor gözümde arkım,
Bir yaralı kuştan kalmadı farkım.
Ayrılık türkümdür, her hasret şarkım,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Sarhoşum, her demi şarap eden kız,
Bir ömrü döndürüp, serap eden kız;
Bu aşktan gönlümü harap eden kız,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem.

Dalıp gidiyorum, hâl bende başka,
Demek veda etmek varmış bu aşka.
Şimdi bin pişmanlık dilimde keşke,
Bir daha ömrümce kimseyi sevmem

Hamit Hayal / Gönen / 10.02.2014

Güz soldurdu sevdamızın rengini

Bir rüyada geçti sanki mevsimler,
Gül vaktinde ağladığın yalan mı?
Her anıdan hüzün dolu resimler,
Gül vaktinde ağladığın yalan mı?

Zaman çekti kürekleri aheste,
Aşk kalmadı belki, bitti heveste.
Şimdi hüzün gönül denen kafeste,
Gül vaktinde ağladığın yalan mı?

Bir günahtan geri kalır cerime,
Sen sadece benziyorsun perime.
Ne koyarsan koy olmuyor yerime,
Gül vaktinde ağladığın yalan mı?

Yüreğine ateş düştü zamansız,
Ayrılıktan hangi dert var, amansız.
Ey aşk bilmez, ey sevdaya imansız,
Gül vaktinde ağladığın yalan mı?

Bundan sonra nice gönül loş gelir,
Hangi nağme, hangi türkü hoş gelir?
Hakkım helâl olsun desem boş gelir,
Gül vaktinde ağladığın yalan mı?

Sonu hüsran, isyan değil ilenmiş,
Gül kalmadı bülbüllerce çilenmiş.
Ne diyeyim bu da senin çilenmiş,
Gül vaktinde ağladığın yalan mı?

İnsan sevse, keşke bulsa dengini,
Keşfetmek zor her gönülde engini.
Güz soldurdu sevdamızın rengini,
Gül vaktinde ağladığın yalan mı?

Hamit Hayal / Ümraniye / 06.02.2014

Geldim gidiyorum, sensiz bu şehir

Yolların en sona erdiği yerde,
Yıldızlar akınca, beni hatırla.
Anıların hüzün verdiği yerde,
Güllere bakınca, beni hatırla.

Bir sırdır çözülmez aşkın ezeli,
Özünde hasret var, dışı bezeli.
Şu İstanbul denen şehrin güzeli,
Hasretim yakınca beni hatırla.

Nihayet duygusu içimi yerken,
Bir tadımlık yaza güz düştü erken,
Son vuslat düşüne kavuşmak derken;
Ayrılık yıkınca beni hatırla.

Nerede sevdamın coştuğu çağlar,
Önümde gurbet var, özümde dağlar.
Gönülden gönüle çözüldü bağlar,
Hasretten bıkınca beni hatırla.

Her düşün sonuna vuslatı ekle,
Nasıl derim sana yolumu bekle.
Akıbet bürünür bir meçhul şekle,
İlk akşam çökünce beni hatırla.

Yılardır bir gönül taşırım kurgun,
Ağırdır aşkından aldığım vurgun.
Gözyaşım kurudu, nehirler durgun,
Gök yağmur dökünce, beni hatırla.

Şayet şehir ise bensiz bu şehir,
Vefasız, vicdansız, densiz bu şehir;
Geldim gidiyorum, sensiz bu şehir,
Her şafak sökünce beni hatırla.

Hamit Hayal /  Ümraniye / 05.02.2014

Gözlerimde yaşa döndü bu şehir

Baş başa bıraktın beni yüzünle,
Anılarda başa döndü bu şehir.
Aşka küskün sokaklarda hüzünle,
Gözlerimde yaşa döndü bu şehir.

Sevindir gönlümü göklerden inde,
Yenildim yorgunum, ne içim zinde;
Gölgeler misali meçhul izinde,
Yüreğimde taşa döndü bu şehir.

Sevdamın baş tacı olan gülünü,
Nice düşlerime dolan gülünü;
Özledim zamansız solan gülünü,
Gönlümde bir kışa döndü bu şehir.

Aşk denilen suskun dilde bir hece,
Ne sen varsın ne kalbimde bir ece.
Şimdi ıssız sokaklarda bir gece,
Aşka kırgın düşe döndü bu şehir.

Baş başa bıraktın beni yüzünle,
Anılarda başa döndü bu şehir.
Aşka küskün sokaklarda hüzünle,
Gözlerimde yaşa döndü bu şehir.

Hamit Hayal / Ümraniye / 06.02.2014

Yangın güle düşer, bir özde başlar

Hevesim kalmadı, aşkı yitirdim,
Bir sitemdir artık özümde yerin.
Sevmiştim ben seni, artık bitirdim,
Kalmadı gönlümde, gözümde yerin.

Bilmem ki kalbinde ağrın azar mı,
Hangi bakış değdi, bu bir nazar mı?
Kaderden hüküm mü, aşkta yazar mı,
Kalmadı gönlümde, gözümde yerin.

Artık her rüyama hüzün karışık,
Sanma ki vefasız yüzün karışık?
Anlaşılmaz bir hâl, cüzün karışık,
Kalmadı gönlümde, gözümde yerin.

Kolay değil, biliyorum güç olur.
Bir alevde belki yanan iç olur;
Unuturum, senden kalan hiç olur,
Kalmadı gönlümde, gözümde yerin.

Aşkın hakikati bir gözde başlar,
Neden zor yakışı bir sözde başlar?
Yangın güle düşer, bir özde başlar,
Kalmadı gönlümde, gözümde yerin.

Hamit Hayal / İstanbul, 05.02.2014

1 103 104 105 106 107 172