Seni sevdiğimi bil istiyorum

Sus artık ağlatma, yakma içimi,
Kalbimden hüzünü sil istiyorum.
Kaldı mı aşkların böyle biçimi,
Seni sevdiğimi bil istiyorum.

Beni hep savuran öyle bir yel ki,
Tanımsız, tarifsiz bir coşkun sel ki.
Seven gider miydi diyorsun belki,
Merhamet, bir tatlı dil istiyorum.

Kimi yola düşmüş bir aşkı arar,
Kimi Ferhat olmuş, dağları yarar.
Senden beklediğim bir kavl-i karar,
Gönlünden bir vatan, il istiyorum.

Kim var senin gibi, aksın özünden,
Kim var senin gibi, baksın özünden.
Kim var senin gibi yaksın özünden,
Yetsin bu ayrılık, gel istiyorum.

Hayaller sığar mı birkaç satıra,
Bunca hasretim var gelmez hatıra.
Hiç olmazsa senden son bir hatıra,
Saçından bir tutam tel istiyorum.

Sen yine sitem et, dilinle taş at,
Bana özlediğim kaderi yaşat.
Sevdamız kördüğüm, çözülmez, başat,
Elimden tutacak el istiyorum.

Dolup boşalıyor gönül arkımız,
Taş plakta kalmış sevda şarkımız.
Bizim bu sevdayla başka farkımız,
Sende bir vefakâr hâl istiyorum

Belki ben sevdayı bilmez bir çırak,
Gönlünden gönlüme hâlâ yol ırak.
Hüsranı, elemi mazide bırak,
Bir vuslat düşüne dal istiyorum.

Dilimden döküldü bunca kelime,
Varlığından bir hiç geçti elime.
Sen benim bu garip, mecnun halime,
Arayıp bir çare bul istiyorum.

Kimse girmez senden başka dünyama,
Bakma benim sonu gelmez hülyama.
Ne olur her gece sessiz rüyama,
Gönül penceremden dol istiyorum.

Keşke bir pişmanlık olsaydı yargın,
Kalbimi öldürdü hasretten kargın.
Bir ömür boyunca sol yanım dargın,
Elveda sevdiğim, yol istiyorum.

Hamit Hayal / Gönen / 20.04.2013

Bekle…

Bu aşkı yeniden tatmak istersen,
Vuslat ve ayrılık farkında bekle.
Yeniden dünyana katmak istersen,
Beni çok sevdiğin şarkında bekle.

Adı gölge olmuş varlık ve hiçin,
Susmak, bu saatten sonra ne için?
Bir arsız ateşte yanmaz mı için?
Gözünün sel olmuş arkında bekle.

Gelirim ümit ver, kalbinle çağır,
Nicedir sesime ses vermez, sağır.
Bilmezdim özlemin bu kadar ağır,
Sende derde dönen korkunda bekle.

Kapını çalarken bir yorgun sesle,
Girerim rüyana ruhumda sisle.
Dönmemi beklerken meçhul bir hisle,
Aşkın terk edilmiş barkında bekle.

Belki de yoluma kar yağar arsız,
Kapanır sevdanın bu yılı kârsız;
Sen beni sevdiysen içten, inkârsız,
Gençliğin gül açmış parkında bekle.

Hamit Hayal / Gönen / 19.04.2013

Kalbinde muktedir bir eski hüzün

Sarmaşık gülleri gibiydin, sargın,
Sevdiğin o adam el oldu şimdi.
Bir zandı aslında geçersiz yargın,
Gözlerin durulmaz sel oldu şimdi.

Artık dilin konuşmalı bükümsüz,
Bilmem seni günahından yükümsüz.
Yazdığın fermanlar geçti, hükümsüz,
Akıp gitti yıllar, yel oldu şimdi.

Günün mü başlıyor bitiyor vahla,
Ömrün mü geçiyor bir dinmez ahla.
Saltanat sürdüğün bunca günahla,
Kalbin de ateşte kül oldu şimdi.

Aşıldı dağların, tükendi düzün,
Kalbinde muktedir bir eski hüzün.
Kalmadı yüzüme bakacak yüzün,
Söylemez dillerin, lâl oldu şimdi.

İçini bir dert mi kemirir, yerde,
Çevirdin yüzünü gördüğün yerde.
Şimdi ağlıyorsun güldüğün yerde,
Sende hep bir garip hâl oldu şimdi.

Bir yerim olmadı belki gözünde,
Ne sitemler tattım yakan sözünde.
Yıllar sonra bir gün artık özünde,
Ben değil, eller mi gül oldu şimdi?

Hamit Hayal / Gönen / 18.04.2013

Ben Mayısta doğmuşum ve ölmüşüm

Leyli dilde duyarım hep methini,
Bir ben kaldım bu dünya da kederle.
Dön tamamla yüreğimin fethini,
Barışmam zor artık benim kaderle.

Işığında arıyorken hep dünü,
Yeter artık yanan gönlüm durulsun.
Bir bir saydım gelip geçen her günü,
Gönül ister yüce divan kurulsun.

Ayrılığın başı göğe ermezmiş,
Aramızda şimdi zaman bir perde.
Direnir ve hasret boyun eğmezmiş,
Bilmiyorum kim yüce de kim yerde?

Güneşi ben gözlerinde özledim,
Sen çok uzak yıldızlara karıştın.
Tam bin yıl var yollarını gözledim,
Zor düşmanım ayrılıkla barıştın.

Kışlar geldi geçti, mevsim gül demi,
Şeyda bülbül bir nedamet çilermiş.
Benim gönlüm bir alevde, kül demi,
Bir vefasız gülden himmet dilermiş.

Yakışmaz mı giydiğin hak gelinlik,
Yüreğinde düşlerini bölmüşüm.
Kefenimdi giydiğin ak gelinlik,
Ben Mayısta doğmuşum ve ölmüşüm.

Hamit Hayal / Gönen / 18.04.2013

Ağlattın gönlünün yargılarıyla

Bir gurbet köşesi, bir ırak yerde,
Yeniden kapımı çalsan ne olur?
Tükendim ben artık bırak bir yerde,
Hasreti içimden alsan ne olur?

Sanma ki densizim ya da bir taşkın,
Bir vurgun yemişim olmuşum şaşkın;
Yarın ki yüzünü düşün bu aşkın,
Gitmeyip benimle kalsan ne olur?

Tutunmak istersin, kırılır dallar,
Yaslara bürünür giydiğin allar.
Sevdiğim çıkmazsa tuttuğun fallar,
Göğsümde uykuya dalsan ne olur?

Bir gönül dili var, anar içimde,
Bir yara bıraktın, kanar içimde.
Hasretten yüreğim yanar içimde,
Derdime bir derman olsan ne olur?

Dilinin sitemkâr kargılarıyla,
Ağlattın gönlünün yargılarıyla;
Yaralı kalbimin sargılarıyla,
Bir gurbet deminde bulsan ne olur?

Hamit Hayal / Gönen /17.04.2013

1 126 127 128 129 130 144