Ele karıştın

Bir hançer misali işler derine
Karlı dağdan esen yele karıştın.
Sevip başkasını koymam yerine
Aşkın mevsiminde ele karıştın.

Kalbimi fetheden, gönlümü alan
Şimdi bir resimsin geriye kalan.
Bir tadımlık rüya, belki bir yalan
Sen benim gözümde sele karıştın.

Eski bir şarkısın telinde sazın
Yeniden demlenir baharda nazın.
Ezeli hükümdür, ardından yazın
Güz değince solan güle karıştın.

Oysa bu alemde aşkın en zoru
Hala çözülmeyen her sır bir soru.
Söndürdün içimde alevden koru
Sonunda bir avuç küle karıştın.
                        Hamit Hayal

Ağlattın

Elbet kader, bir aşılmaz hakikat
Duvarları yıktığımda ağlattın.
Saat hüzün, başlar biter gün firkat
Yaşamaktan bıktığımda ağlattın.

Mamur kalsın diye sevda bağların
Esiriydim nice himmet sağların.
Bir hükmü yok artık yüce dağların
Zirvesine çıktığımda ağlattın.

Ne nazar kıl bana artık ne sev de
Harabat var gönül denen bu evde.
Hicranlarla hemhal olmuş alevde
Son resmini yaktığımda ağlattın.

Dönüyorum aşkın firkat çarkında
Bir yangınsın hala gönül barkında.
Hiç olmadın sen bu halin farkında
Ben gönlüne aktığımda ağlattın.

Yara olmuş, şimdi işler gül içe
Dün ve bugün sanki geçmiş iç içe.
Şu gönlümde sultan olmuş bir hiçe
Kör kurşunu sıktığımda ağlattın.
                          Hamit Hayal

Gurbet düştü bahtıma

Bu kavgada ben gücümü bitirdim
Her bilinmez zaten hep iç içeymiş.
Kudretim yok, ümidimi yitirdim
Bütün çabam her gayretim hiçeymiş.

Her ne anlattıysan bana imasız
Sen vardasın, yıllar yılı ben yokta.
Yüzünde bir maske, cismin simasız
Anladım ki ben ömründe bir nokta.

İnat etme. Gel sen yaz bu söylemi
Gerçek neyse, etmiyorum sikayet.
Aşkın mevsiminden kalan, öyle mi
Çözülmez bir kördüğüm bu hikayet.

Ne çağ kalır geriye ne dün döner
Bir seraptır bu toprakta kavrulan.
Buda gelir geçer elbet, gün döner
Güz yurdunda ben olurum savrulan.

En sonunda gurbet düştü bahtıma
Zindanlar kör, prangalar yükümsüz.
Neden bağlı kalmaz zaman ahtıma
Hangi zindan gamla dolar hükümsüz?
                               Hamit Hayal

Yazdım

Bir zamanlar sultan idim özünde
Şimdi bir vefasız bil diye yazdım.
Bir hükmüm kalmadı belki gözünde
Gönül defterinden sil diye yazdım.

Ayrılık acıdır, sanmam yeğler var
Bu benim derdime ortak neyler var.
Yüreğimde senden kalma şeyler var
Ağlıyor gözlerim, sel diye yazdım.

Ne kaldı geriye geçen çağlardan
Yol istedim aman vermez dağlardan.
Bülbül hicret etti, göçtü bağlardan
Şimdi bir virandır il diye yazdım.

Bir dertli mektupla bu son anışım.
Sönmez yangınlara döndü kanışım.
Hüzün benim kalbimde her yanışım
Sen sevdanla yaşa, gül diye yazdım.

Artık ne diyeyim sana ben candan
Bu yolda yolcuyum sevdiğim andan.
Uğrunda ne mülkler yıkılan handan
Bilmem ki ne bekler el diye yazdım

Seven esiridir sanma bir hiçin
Hani nerde vuslat, bu perde niçin?
Bir hayal uğrunda yandığım için
Yeter bu hasretlik, gel diye yazdım.
                                Hamit Hayal

Döner şansın demiştin

Yer vermedin bana bunca düşünde
Bir hayalsin ya da zansın demiştin.
Bu son mevsim insafa gel, düşünde
Seven aşkı bahar sansın demiştin.

Arınmıştı hasretlerden dün bahar
Artık değil ömrümüzde gün bahar.
Gönül gökkubbemde şimdi ün bahar.
Kalbim hicranlarla yansın demiştin.

Hatıramda bir başka haz mealin
Yük olsada, çekeceğim melalin.
Başka nevde, başka tonda celalin
Beni seven böyle ansın demiştin.

Ne farkın var senin zulüm edenle
Sen beni hep beklettin bir nedenle.
Yorulmuş ruh, köhneleşmiş bedenle
Belki bir gün döner şansın demiştin.

Yıkılmaz yüce bir devsin gönlümde
Başka bir hal başka nevsin gönlümde.
Özüm sevdalansın, sevsin gönlümde.
Hep seninle aşka kansın demiştin.
                           Hamit Hayal

1 10 11 12 13 14 144