Leyla’ydın gözümde ey çölün kızı

Eridin ve bir mum gibi bittin sen,
Bahtımla aramda surdun vefasız.
Aşkın gurbetine beni ittin sen,
Dedin ki, “Yok senin yurdun”; vefasız.

Tahammül edilmez bir acı bende,
Kanayan yaram var, ilacı sende;
Neye yarar artık bir gün gelsen de,
Beni oyalayıp durdun, vefasız.

Seninle dolu bir hayata veda,
Kapımı çalmadı bir aksi seda.
Neden, nasıl ettim ömrümü feda,
İçimden yer beni kurdun, vefasız.

Aşığım, hasretim ben gül yüzüne,
Yol kavuşmaz oldu vuslat düzüne.
Aşk hicrana döndü, gurbet hüzüne,
Hep hasret okuyla vurdun vefasız.

Coşmaz bir pervane düşünce hızı,
Her sevgi bir yara, her aşk bir sızı;
Leyla’ydın gözümde ey çölün kızı,
Bir hayal peşinde yordun, vefasız.

Hamit Hayal / Gönen / 20.12.2014

Çöl misali gönlüm, serap bu şehir

Şimdi bir yalnızlık duygusu bende,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.
Sarhoşum, bir ölüm uykusu bende,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Yaralı bir ceylan bakışında sen,
Her bahar sellerin akışında sen;
Hasretin o sonsuz yakışında sen,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Ömrümü zayettin, aşkı hiç bende,
Tükendim, kalmadı artık güç bende;
Bundan sonra yanıp durur iç bende.
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Bir hicran bekliyor ardında güzün,
Hiç eksik olmadı kalbimde hüzün.
Aklımdan bir türlü çıkmadı yüzün,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Çöl misali gönlüm, serap bu şehir,
Bir ümit kalmadı, her düşüm tehir.
Gözyaşım sel oldu, hislerim nehir,
Ağladım sevgilim bu son diyerek.

Hamit Hayal / Gönen / 19.12.2014

Sevmiştim en güzel çağlarda seni

Yıllar sonra bile ağlarda seni,
Bir kalbi tazimle anarım, güzel.
Sevmiştim en güzel çağlarda seni,
Aklıma düştükçe yanarım, güzel.

Bilmem ki ne diye kestin selamı,
Bir garip kalmıştır aşkın kelâmı.
Ben seni sevmekle buldum belamı.
Bir yara misali kanarım, güzel.

Gerçekler çıplaktır hakikat üryan,
Bin yıl gibi gelir, bir andır rüyan.
Ne demiştin bana; “Gafletten uyan”
Kendi gerçeğime dönerim, güzel.

Düşünce insanın kalkmıyor kolu,
Gönül defterimde hep hicran dolu.
Ararken hakikat denen tek yolu,
Seni hayal eder kanarım, güzel.

Hamit Hayal / Gönen / 17.12.2014

Kim kaldı ardında hayaller kuran?

Muhakkak eğecek kader başını,
Çileye mührünü bastığında gör.
Kalbindeki aşkın sen gözyaşını,
Bir gün ıslanınca yastığında gör.

Zararı bana ver, senin olsun kâr,
Ben seni sevmiştim, edemem inkâr.
Ey gönül tahtıma kurulan hünkâr,
Dost senden selamı kestiğinde gör.

Dokunma gönlümde titreyen tele,
Gözünden düşünce dönmüşüm ele.
Ne mana verirsen ver hırçın yele,
Bir boran savurup, estiğinde gör.

Bir yara kanayıp durur içinde,
Kalmıyor bir sebep, belki niçin de.
Eskirmiş diyorsan yıllar içinde,
Yaşanmış anılar sustuğunda gör.

Bir gölge misali zihninde duran,
Kim kaldı ardında hayaller kuran?
Yıllarca inleyip, ümitle vuran,
Sen benim kalbimi küstüğünde gör.

Hamit Hayal / Gönen / 16.12.2014

Neden hep yalnızdır mezar taşları?

Üstüme gelir bu dünya eğilsem,
Çaresizlik neden bende hep isyan?
Kırık aynada ki kim ben değilsem,
Düşlere yağan kar gibi mi nisyan?

Zordur hazanlarda gülün soluşu,
En bilindik simalardan bak bana.
Ayrılık demektir ömrün doluşu,
Bir yücelmez bahtı yazdı Hak bana.

Yoksa bir gönülden aşkı çalmak mı,
Ölüm mü vuslata kalkmayan kollar?
Sen gittikten sonra yalnız kalmak mı,
Git işte geçmeden gönlümden yollar.

İstersen elveda de artık aşka,
Kaldı mı aşkta bir efsane, söyle.
Gurbete giden bir yol var mı başka,
Git engin gözlerin yakmadan böyle.

Al artık kalmasın kalbimde ahın,
Mesutsun kızıl gül kanarken çünkü
Yüzüne bakmak var her gece mahın,
Eskidi ayrılık, son gölgem dünkü.

Bir sürgün gibiyim, hasrete sanık,
Düşündüm dik iken düşen başları.
Muhakkak kaderin hükmüne tanık,
Neden hep yalnızdır mezar taşları?

Hamit Hayal / Gönen / 15.12.2014

1 69 70 71 72 73 178