Aşkın alevinde yan ki

Hasret yaşları gözünden
Aktığında anla beni.
Bir gün de aşka özünden
Baktığında anla beni.

Sen o ilk gördüğüm anki
Güzelden güzelsin sanki.
Aşkın alevinde yan ki
Yaktığında anla beni.

Hasret çağlar üstü, bengi
Hicranın koyudur rengi.
Ayrılık ölümün dengi
Yıktığında anla beni.

İnsan sevince zalimi
Bir ömür sürer talimi.
Bilmesen de şu halimi
Bıktığında anla beni.

Aşkın gülü. Ey güzel kız
Yaşamak zor böyle yalnız.
Yüce gökten bir hoş yıldız
Çaktığında anla beni.

Hamit HAYAL / Gönen / 13.10.2016

Bu toprakta hasret kaç bin yaşında?

Hasretler sığdırdım ben bunca yıla
Saçlarım ağardı, kar Anadolu’m.
Gurbet çilem olmuş, kahrımdır sıla
Yolumu beklerken yar Anadolu’m.

Hayali bile hoş, an ardınca kan
Coşkun sel misali didemden akan.
Sanki alev düşmüş özümü yakan
Hasret yüreğimde nar Anadolu’m.

Yanılır kim derse fikrimiz köksüz
Çok şükür Allah’a koymadı göksüz.
Belki biraz yoksul, ben gibi öksüz
Nice köyler, nice şar Anadolu’m.

Yakan göz misali kalbime tesir
Uzak arzulardan ne kaldı esir?
Sanat böyle bir şey, içli bir nesir
Halayı, horonu, bar Anadolu’m.

Dünden gelip, aşkla yarına koşan
Bahtında bir yıldız tarihten o şan.
Sevdanla şad olup, feryatla coşan
Bedenim ruhuma dar Anadolu’m.

Şimdi zaman belli, bir yol başında
Bu toprakta hasret kaç bin yaşında?
İbretin son hükmü mezar taşında
Başat tutkularım var Anadolu’m.

Hamit Hayal / Gönen / 11.10.2016

Yine gönlüm bugün ismini andı

Ben seni var ettim manada hiçten
Vefasız ve zalim bir el gibisin.
Sevmek bu mu sence, yakmak mı içten
Ulu, sonsuz, kurak bir çöl gibisin.

Kalbimde bir kurşun, bağrımda oksun
Ümidimden azsın, hüznümden çoksun.
Sen zaten böylesin, hem var hem yoksun
Savurup götüren bir yel gibisin.

Sonunda ayrılık, ne acı bilmek
Yine de içimden gelmiyor silmek.
Ölüm fermanımsın, boynumda ilmek
Gönlümü titreten bir tel gibisin.

Yine gönlüm bugün ismini andı
Dedim ki; “Bir hayal ya da bir zandı.”
Nice kalp ağladı, nice iç yandı
Aşkın her deminde bir sel gibisin.

Anla hicranımı, ruhuma erde
Aradan çekilsin esrardan perde.
Hep kalkmak isterken düştüğüm yerde
Elimde kırılmış bir dal gibisin.

Hamit Hayal /Gönen / 25.09.2016

Ben vefasız, taş olanı neyleyim

Bize Haktan nazil olan kelam ver
Bir günahta baş olanı neyleyim.
Göz kırp bana, aşk dilinde selam ver
Ben vefasız, taş olanı neyleyim.

İnsan denen bir kitapta her saklı
Bin meşakkat beklerken her zor aklı.
Bunca kavga bunca savaş, kim haklı?
Sır çözülmüş, faş olanı neyleyim.

Alnımızda yazan yolun her hali
Nice bahtlar vardır mamur ve âli.
Üstlendik biz ölüm denen vebali
Bu dünyada boş olanı neyleyim.

Bakıyorum, gökte yıldız var kayan
Bir kitapta yazmamış mı Hak ayan?
Dertsiz olmak denen şeyi var sayan
Sonu meçhul, yaş olanı neyleyim.

Nice fikir nice zikir var hasta
Gelir geçer, kalmaz âlem ve yasta.
Hakikatin hükmü zaten var nasta
Aşktan başka hoş olanı neyleyim.

Ömrümüzün hüzün çağı ya da güz
Yollar eğri, yollar uzun, yollar düz.
Hani nerde sadet, nerde gülen yüz
Sonu hüsran, düş olanı neyleyim.

Hamit Hayal / Gönen / 15.09.2016

Belki seni sevdim diye ömrümce

Bu aşk böyle kendi nevince güzel
İlk yandığım andan beri sevdiğim.
Unutmak mümkün mü sevince güzel
Adı bir masalda peri sevdiğim.

Yıllar sonra bile hâlâ şu anda
Keşke ben olsaydım nice rüyanda.
Bir güz uykusundan artık uyanda
Yakmaz mı bu hasret eri sevdiğim.

Kızıl dudağında açmaz mı kiraz
Ne olur ümit ver, gül bana biraz.
İstanbul gel desin, çağırsın Şiraz
Vuslat ayrılıktan beri sevdiğim.

Yılları ben yiye yiye ömrümce
Niye hâlâ varsın, niye ömrümce?
Belki seni sevdim diye ömrümce
Ölmüyor hasretim, diri sevdiğim.

Neden bulamadım bir tat mevsimi
Esrik duygulara ver kat mevsimi.
Varsın uslanmasın firkat mevsimi
Biri gider, gelir biri sevdiğim.

Gönül kilidinde bir ömürlük pas
Kendine özgüsün, sen kendine has.
Neden böyle hüzün, neden böyle yas
Dolmuyor boşluğun yeri sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 13.09.2016

1 40 41 42 43 44 178