Ömür dolu geçti en zor düşlerden

Bir bıçak yarası sayarım tende
Ümidim toprağa karışmadan git.
Aşkın kavgasında sen beni yen de,
Zafer senin olsun, yarışmadan git.

Seneler söz olmuş titreyen telde
Ak düşen saçlarda, bükülen belde.
Sılan senin olsun, ben gurbet elde
Küskün kal istersen, barışmadan git.

Kırılmam bir veda sözü bu desen
Gül aşkın resmidir, ayrılık desen.
Ne ben huzur buldum, belki ne de sen.
Bir hüküm adına duruşmadan git.

Dilerim manayı terk ette sözden
Bir başka rüyamız olmasın közden.
Resimler sel olup akarken gözden
Kalpler kırılmadan, vuruşmadan git.

Zaman aynasından hislerimi çal
Ben zaten dilsizim, duygularım lâl.
Ne bende kudret var, ne sende bir hâl
Hasret baki kalsın, görüşmeden git.

Alevsiz, ateşsiz ne kor düşlerden
Ne kaldı geriye bir sor düşlerden.
Ömür dolu geçti en zor düşlerden
Bir günde yüzümüz buruşmadan git.

Hamit Hayal / Gönen / 03.11.2016

Gözyaşıma şiir diyen

Çöz beni bana eğil de
İnan hâlâ bilmiyorum.
Şu aşk nedir, ne değil de
İnan hâlâ bilmiyorum.

Bu aşktan geriye kalan
Biraz gerçek biraz yalan.
Sen miydin gönlümü alan
İnan hâlâ bilmiyorum.

Sen sevdanın piri miydin?
Sevilecek biri miydin?
Ölü müydün, diri miydin
İnan hâlâ bilmiyorum.

Gözlerinde ki bilmece
Ya gündüzdü, ya da gece.
Çözülmedi hece hece
İnan hâlâ bilmiyorum.

Alıp giden bir sel gibi
Bir dost ya da bir el gibi.
Gelip geçtin bir yel gibi
İnan hâlâ bilmiyorum.

Aynalara süslü giyen
Gözyaşıma şiir diyen.
Kim idi ömrümü yiyen
İnan hâlâ bilmiyorum.

Hamit Hayal / Gönen / 24.10.2016

Serapta ağlatan çöl senden yeğdir

Ağlatmakla ne geçtiyse eline
Akan boz bulanık sel senden yeğdir.
Rüzgâr değmiş derler saçın teline
Gurbete savuran yel senden yeğdir.

Aşk şimdi virane, bir öksüz yapı
Yoksun diye yok mu gönlümün çapı.
Kapansa yüzüme çaldığım kapı
Neyleyim ben seni, el senden yeğdir.

Ne zaman ver bana, ne sonsuz erim
Sayarım sevdandan almadım verim.
Hayat bir nağmedir, üzülme derim
Gönlümde titreyen tel senden yeğdir.

Bu âlem harcarmış birini binde
Rüzgârsan huzur bul, boransan dinde.
Dokun yüreğime, göklerden inde
Nice bir vefasız gül senden yeğdir.

Kaderin hükmü var, şimdi ikimiz
Sormaya ne gerek sen ve ben kimiz.
Sende sevda ile bende aşk im’iz
Serapta ağlatan çöl senden yeğdir.

Hamit Hayal / Gönen / 22.10.2016

Ağlatır mı ömre dolunca gerçek

Gönül dene yeri, yüce zatına
Vermekle hiç mutlu olan var mıdır?
Yıllarca uğraşıp, aşkın katına
Ermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Tufandır güncesi, fırtınası sert.
Kimi bir kahpedir belki kimi mert.
Çilenin böylesi, dert üstüne dert
Dermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Akar gider yıllar bir kara yasta
Bir türlü anmıyor, düşünce hasta.
İnsanın ömründe hiç yer yok rasta
Yermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Ağlatır mı ömre dolunca gerçek
Belki bir kurşunun yolunca gerçek.
Hayal sandığımız olunca gerçek
Görmekle hiç mutlu olan var mıdır?

Elleri tutmuyor, kalkmıyor kolu,
Neden bu âlemde hep mecnun dolu?
Kaderin hükmüne giden her yolu
Sermekle hiç mutlu olan var mıdır?

Hamit Hayal / Gönen / 21.1.02016

Nasıl göz dolmasın, düşünce yâda

Düşün bir kez ahvalimi ne halde
Her kalb-i vefasız taş oldu gitti.
Lügat yetmez, izah etmez mealde
Sevdan gözlerimden yaş oldu gitti.

Gelip geçen senelerde izini
Bulmam gerek çözmek için gizini.
Kimi benim gibi dövdü dizini
Kimi senin gibi düş oldu gitti.

Hala bir ümidim var ve ilerde
Nerdeyim, bilen yok gurbet illerde.
Mahzun gönül Haktan bağış dilerde.
Sanki bir günahta baş oldu gitti.

Şimdi yüreğimde bir zor üşüme
Sanki bir hançerdi, saplı döşüme.
Artık neden girmez, bilmem düşüme
Mevsimsiz kar yağdı, kış oldu gitti.

Elim kolum bağlı, sevda olunca
Akar gider seller, gözüm dolunca.
Anladım, gündüzüm gece olunca
Bir kader hükmüymüş, faş oldu gitti.

Hayal bir perişan, bitti rüyada
Bir vefa kalmadı bu boş dünyada.
Nasıl göz dolmasın, düşünce yada
Kanadı kırık bir kuş oldu gitti.

Hamit Hayal / Gönen / 18.10.2016

1 39 40 41 42 43 178