Beni gönlünde hünkâr et

Gönlüm yara, kalbim kırık,
Sende ki bu huy sevdiğim;
Sormuştun; “Ne bu hıçkırık?”,
Sitemim var, duy sevdiğim.

Kalbim inler, dudak kurur,
Hasret biter, zaman durur.
Düşlerime şavkı vurur,
Cemalinden ay sevdiğim.

Sen de şöhret, sen de bu şan,
Ben seni sevdikçe zişan;
Önce söz ver, sonra nişan,
Düğün, dernek, toy sevdiğim.

Vurgunum hilâl kaşına,
Talihin konmuş başına.
Yazılsın bengi taşına,
Bu asalet, soy sevdiğim.

Aşkım, tutunduğum dalım,
Yakışıyor sana çalım.
Sende varken bunca alım,
Selvilerden boy sevdiğim.

Haber gelmez diyarından,
Kuşkum, korkum var yarından.
Ben bu sevdanın narından,
Yandım yandım, oy sevdiğim.

Zarardayım, hep sen kâr et,
Ne ağlat ne de inkâr et;
Beni gönlünde hünkâr et,
Başıma taç koy sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 01.08.2013

Ümraniye ve sen, birde bu resim

Ümraniye ve sen, bir de bu resim,
Bir sen vardın ellerimden tutacak.
Ayrılık demi bu, aşkta son mevsim,
Bir sen vardın ellerimden tutacak.
Ümraniye ve sen, bir de bu resim.

Tuttuğum el, yakan gözlerin nerde?
Sen yine sitem et, bir hüzün ver de.
Muhakkak burada varsın bir yerde.
Bir sen vardın ellerimden tutacak,
Tuttuğum el, yakan gözlerin nerde?

Yenildim, yine de aşka kurgun ben,
Gözümde çağlarken nehir durgun ben;
Sen meçhulsün, hayalinle yorgun ben.
Bir sen vardın ellerimden tutacak,
Yenildim yine de aşka kurgun ben.

Iraksın, uzaksın, öyle duygusuz,
Hangi sevgili var, böyle duygusuz,
Varsa bir hasretin, söyle duygusuz.
Bir sen vardın ellerimden tutacak,
Iraksın, uzaksın, öyle duygusuz.

Neden bana haram ettin gülüşü?
Ömrümün yok artık yeni bir düşü,
Gözlerim sen ağla, kalbim sen üşü.
Bir sen vardın ellerimden tutacak,
Neden bana haram ettin gülüşü?

Baharı görmeden yaşadık güzü,
Eksik mi yazılmış aşkın bu cüzü?
Yıllarca arayıp durdum bir yüzü.
Bir sen vardın ellerimden tutacak,
Baharı görmeden yaşadık güzü.

Varlığın bir hayal gibi, bedensiz,
Hangi ayrılık var böyle nedensiz?
Gurbet akşamlarım yorgun ve sensiz.
Bir sen vardın ellerimden tutacak,
Hangi ayrılık var böyle nedensiz?

Hâlâ beni sana bağlar bu şehir,
Her yalnız gecede ağlar bu şehir;
Geçse de bir ömür, çağlar bu şehir.
Bir sen vardın ellerimden tutacak,
Hâlâ beni sana bağlar bu şehir,

Tükendim ruhumca, bedenim hasta,
Hasret mahkûm kıldı beni bir yasta.
Ey şehir sitem et, kalbimi sars ta;
Bir sen vardın ellerimden tutacak,
Tükendim ruhumca, bedenim hasta.

Ümraniye ve sen, bir de bu resim,
Bir sen vardın ellerimden tutacak.
Ayrılık demi bu, aşkta son mevsim,
Bir sen vardın ellerimden tutacak.
Ümraniye ve sen, bir de bu resim

             Hamit Hayal / Gönen

Beni sen de anlamadın

Yüreğimi açsam da boş,
Beni sen de anlamadın.
Ruhum yorgun, kafam bir hoş
Beni sen de anlamadın.

Aşk olsa da bir tek hece,
Çözülmeyen bir bilmece.
Sonu derin, çıkmaz gece,
Beni sen de anlamadın.

Kalmadı soracak sorum,
Faydası yok yapsam yorum.
Gözlerinden okuyorum,
Beni sen de anlamadın.

Sevgin aşkın kaç birimi,
Nura döndürsem kirimi;
Ne ölümü, ne dirimi,
Beni sen de anlamadın.

Dört mevsimin dördü de güz
Duam ile gece gündüz;
Dağları ettim de dümdüz,
Beni sen de anlamadın.

Arkadaşım var yellerden,
Gideceğim bu ellerden.
Gözlerimdeki sellerden,
Beni sen de anlamadın.

Hamit Hayal / Gönen / 31.07.2013

Karıştırdım kördüğümü

Bu aşktan ne kaldı elde,
Sen de bir gün sorabilsen.
Savrulup gittim bir yelde,
Bir yaram var, sarabilsen.

İlerisin özende sen,
Sevindiren, üzende sen.
Her sırrımı çözende sen,
Gönlüme bir girebilsen.

Kalben duyduğum minnetim,
Cehennem ile cennetim;
Artıyor her gün cinnetim,
İmdat edip, erebilsen.

Kalmadı aşkımda ülkü,
Virane eyledim mülkü.
Elveda diyen bir türkü,
Yüreğimden derebilsen.

Bitti açlık, aşka tokum,
Artık yaydan çıktı okum.
Ben ya varım, ya da yokum,
Dünyam yıkık, kurabilsen.

Cenaze ile düğünü,
Karıştırdım kördüğümü.
Benim sende gördüğümü,
Sen de ben de görebilsen.

Hamit Hayal / Gönen / 28.07.2013

Al içimden bu yorulmuş özlemi

Bir rüyada beni benden alan yar,
Bir hayale daldığımı anlarsın.
Gözleriyle gözlerime dalan yar,
Sensiz garip kaldığımı anlarsın.

Kalp zikreder, bir gün dilin anarsa,
Senin de bir yüreğin var, kanarsa;
Gönlüne bir ateş düşüp, yanarsa,
Gözyaşımı saldığımı anlarsın.

Neredesin, şimdi hangi zeminde,
Hicran dolu gözlerimin neminde.
Bundan sonra her ayrılık deminde,
Güz değince solduğumu anlarsın.

Bu ayrılık yaktı beni nar gibi,
Saçlarına aklar düştü, kar gibi.
Seninde bir ince derdin var gibi,
Bir divane olduğumu anlarsın.

Bir tatlı dil, hep vefakâr bir eda,
Ne kaldı geriye senden bir seda?
Her ayrılık getirirmiş bir veda,
Yüreğimden dolduğumu anlarsın.

Nice ince duyguyla mı, sözle mi,
Beni yakan bir çift elâ gözle mi?
Al içimden bu yorulmuş özlemi,
Bir gün benim öldüğümü anlarsın.

Hamit Hayal / Gönen / 27.07.2013

1 188 189 190 191 192 235