Mayısta

Leyli dilde duyarım hep methini,
Bir ben kaldım bu dünya da kederle.
Dön tamamla yüreğimin fethini,
Barışmam zor artık benim kaderle.

Işığında arıyorum ben dünü,
Yeter artık yanan gönlüm durulsun.
Bir bir saydım gelip geçen her günü,
Gönül ister yüce divan kurulsun.

Ayrılığın başı göğe ermezmiş,
Aramızda şimdi zaman bir perde.
Direnir ve hasret boyun eğmezmiş,
Bilmiyorum kim yüce de kim yerde.

Güneşi ben gözlerinde özledim,
Sen çok uzak yıldızlara karıştın.
Tam bin yıl var yollarını gözledim,
Zor düşmanım ayrılıkla barıştın.

Kışlar geldi geçti, mevsim gül demi,
Şeyda bülbül bir nedamet çilermiş.
Benim gönlüm bir alevde, kül demi,
Bir vefasız gülden himmet dilermiş.

Yakışmaz mı giydiğin hak gelinlik,
Yüreğinde düşlerini bölmüşüm.
Kefenimdi giydiğin ak gelinlik,
Ben Mayısta doğmuşum ve ölmüşüm.

Hamit Hayal / Gönen / 22.02.2013

Ya nedir?

Kalbim sana bağlandıysa nedenim,
Özünde ki ulya değil ya nedir?
Beni sensiz yaşatan sen değilsen,
Sonu gelmez hülya değil ya nedir?

Nice ibret var aşkından aldığım,
Dert olmadı mahpuslarda kaldığım.
San ki bir ummanda sonsuz daldığım,
Sonu gelmez rüya değil ya nedir?

Hayalim ve hakikatim bir damla,
Yaşadım ben yenilemez bir gamla.
Gülden başka anıldıysa kim namla,
Bin bir çiçek, fulya değil ya nedir?

Soruyorsan bu gönlümü kim alan,
Bir tek şey var ya hakikat ya yalan.
Senden sonra yüreğimde dert kalan,
Belki fani dünya değil ya nedir?

Hamit Hayal / Gönen / 21.02.2013

Bilmezdim en derin hüzün neşede

Ayrılık deminde yine baş başa,
Saatler çalıyor hüzün bu akşam.
Hasretin dönmede bir damla yaşa,
Gölgeye dalıyor yüzün bu akşam.

Sessiz bir fırtına yıkıp gidiyor,
Sevdiğim ne varsa bıkıp gidiyor.
Sevincim kalbimden çıkıp gidiyor,
Yüzümü yalıyor güzün bu akşam.

Yüreğim özümde bir aşka kurgun,
Kaderime döndü yediğim vurgun.
Denizler coşmuyor, nehirler durgun,
Gönlümü alıyor, hazin bu akşam.

Derin bir fısıltı burdayım derde,
Kuşatmış içimi, sarmış ya nerde?
Son demi akşamın, inerken perde,
Hayır, oyalıyor mazin bu akşam.

Bir sevgi ararken ben her şişe de,
Bilmedim en derin hüzün neşe de.
Hasretten pusular bekler köşe de,
Gitmeyip kalıyor özün bu akşam.

Hamit Hayal / Gönen / 20.02.2015

Ateş denizinde mumdan bir gemi

Yüreğimi bir tek sendin okuyan,
Yıkıldı içimde ümit dağlarım.
Şimdi zalimler var kader dokuyan,
Kalmadı çözüldü gönül bağlarım.

Keşke olsa sevmek yalnız bir adet,
Ya da zehir sun sen yine içerdim.
Var mı aşktan daha yüce ibadet,
Burda eker, ahırette biçerdim.

İbrahim’i yakan ateş değilmiş.
Şafağı yok, gecelerim sabahsız,
Bir bilseydin beni boynum eğilmiş;
Yüreğimden vurgun yedim günahsız,

Her şey yalan, kalbim neye üzülsün,
Tarifsiz bir keder ömrün hülyası.
Var mı artık gökte yıldız süzülsün,
Kısa sürdü bende aşkın rüyası.

Ateş denizinde mumdan bir gemi,
Neden gönül köprülerin atılmış?
Yakar beni ayrılığın her demi,
Hasretler var yüreğime katılmış.

Hamit Hayal / Gönen / 19.02.2013

Hüküm yüce yerden, kader bir savcı

Yüreğinde hasretini dert eden,
Bir vuslata derin ümit bağlarmış.
Hayal Sokağında sessiz bir hüzün,
Her gece burda bir bülbül ağlarmış.

Ölüm denen bir fanilik yakışmaz,
Etin, tenin, ruhun ile dirisin.
Ayrı düştük, menzilimiz çakışmaz,
Sen gökte ki yıldızlardan birisin.

Sen layıksın şöhretine, şanına,
Bizim her gün öne düştü başımız.
Bende bir gün uzanırım yanına,
Ulu gök altında yoldaş taşımız.

Üzerinde gökkuşağı bir fistan,
Gül goncası yürekler de açarmış.
Bülbül gitti, viran oldu gülistan,
Ölüm karşısında insan naçarmış.

Selviler altında uzun geceler,
Ben başında vurgun yemiş bir avcı.
Gönlümde bir bülbül vuslat heceler,
Hüküm yüce yerden, kader bir savcı.

Hamit Hayal / Gönen / 19.02.2013

1 160 161 162 163 164 178