Bu aşkın gül rengi mevsimi geçti

Hicran dolu bir kadere bağlattın,
Artık yüreğinde bilsen ne olur?
Neden beni bir çıkmaz da ağlattın,
Artık defterinden silsen ne olur?

Hilal kaşlı, ela gözlü, tül yüzlüm,
Kara sevdan yakar beni kül yüzlüm.
Bilmem sen de ağlarmısın gül yüzlüm?
Artık bundan sonra elsen ne olur?

Ne bulursun bencileyin çırak ta,
Düş yakamdan, artık beni bırak ta.
Fani ömrüm bekler bir son durakta,
Artık bundan sonra gelsen ne olur?

Hasretimin dengi mevsimi geçti.
Sevmenin her bengi mevsimi geçti.
Bu aşkın gül rengi mevsimi geçti,
Artık bundan sonra solsam ne olur?

Hamit Hayal / Gönen / 24.04.2013

Hüzün bu akşam

Ayrılık deminde yine baş başa,
Saatler vuruyor hüzün bu akşam.
Hasretin dönmede bir damla yaşa,
Gölgeye dalıyor yüzün bu akşam.

Sessiz bir fırtına yıkıp gidiyor,
Sevdiğim ne varsa bıkıp gidiyor.
Sevincim kalbimden çıkıp gidiyor,
Yüzümü yalıyor güzün bu akşam.

Aslında, özünde bir aşka kurgun,
Bir nehir misali sessiz ve durgun.
Yedim ya aşkından ağır bir vurgun,
Gönlümü alıyor, hazin bu akşam.

Sanki bir fısıltı buradayım derde,
Kuşatmış içimi, sarmış ya nerde?
Son demi akşamın, inerken perde,
Hayır, oyalıyor mazin bu akşam.

Bir sevgi ararken ben her şişe de,
Bilmedim en derin hüzün neşe de.
Bir hasret pususu bekler köşe de,
Gitmeyip kalıyor özün bu akşam.

Hamit Hayal / Gönen / 23.04.2013

Seni sevdiğimi bil istiyorum

Sus artık ağlatma, yakma içimi,
Kalbimden hüzünü sil istiyorum.
Kaldı mı aşkların böyle biçimi,
Seni sevdiğimi bil istiyorum.

Beni hep savuran öyle bir yel ki,
Tanımsız, tarifsiz bir coşkun sel ki.
Seven gider miydi diyorsun belki,
Merhamet, bir tatlı dil istiyorum.

Kimi yola düşmüş bir aşkı arar,
Kimi Ferhat olmuş, dağları yarar.
Senden beklediğim bir kavl-i karar,
Gönlünden bir vatan, il istiyorum.

Kim var senin gibi, aksın özünden,
Kim var senin gibi, baksın özünden.
Kim var senin gibi yaksın özünden,
Yetsin bu ayrılık, gel istiyorum.

Hayaller sığar mı birkaç satıra,
Bunca hasretim var gelmez hatıra.
Hiç olmazsa senden son bir hatıra,
Saçından bir tutam tel istiyorum.

Sen yine sitem et, dilinle taş at,
Bana özlediğim kaderi yaşat.
Sevdamız kördüğüm, çözülmez, başat,
Elimden tutacak el istiyorum.

Dolup boşalıyor gönül arkımız,
Taş plakta kalmış sevda şarkımız.
Bizim bu sevdayla başka farkımız,
Sende bir vefakâr hâl istiyorum

Belki ben sevdayı bilmez bir çırak,
Gönlünden gönlüme hâlâ yol ırak.
Hüsranı, elemi mazide bırak,
Bir vuslat düşüne dal istiyorum.

Dilimden döküldü bunca kelime,
Varlığından bir hiç geçti elime.
Sen benim bu garip, mecnun halime,
Arayıp bir çare bul istiyorum.

Kimse girmez senden başka dünyama,
Bakma benim sonu gelmez hülyama.
Ne olur her gece sessiz rüyama,
Gönül penceremden dol istiyorum.

Keşke bir pişmanlık olsaydı yargın,
Kalbimi öldürdü hasretten kargın.
Bir ömür boyunca sol yanım dargın,
Elveda sevdiğim, yol istiyorum.

Hamit Hayal / Gönen / 20.04.2013

Bekle…

Bu aşkı yeniden tatmak istersen,
Vuslat ve ayrılık farkında bekle.
Yeniden dünyana katmak istersen,
Beni çok sevdiğin şarkında bekle.

Adı gölge olmuş varlık ve hiçin,
Susmak, bu saatten sonra ne için?
Bir arsız ateşte yanmaz mı için?
Gözünün sel olmuş arkında bekle.

Gelirim ümit ver, kalbinle çağır,
Nicedir sesime ses vermez, sağır.
Bilmezdim özlemin bu kadar ağır,
Sende derde dönen korkunda bekle.

Kapını çalarken bir yorgun sesle,
Girerim rüyana ruhumda sisle.
Dönmemi beklerken meçhul bir hisle,
Aşkın terk edilmiş barkında bekle.

Belki de yoluma kar yağar arsız,
Kapanır sevdanın bu yılı kârsız;
Sen beni sevdiysen içten, inkârsız,
Gençliğin gül açmış parkında bekle.

Hamit Hayal / Gönen / 19.04.2013

Kalbinde muktedir bir eski hüzün

Sarmaşık gülleri gibiydin, sargın,
Sevdiğin o adam el oldu şimdi.
Bir zandı aslında geçersiz yargın,
Gözlerin durulmaz sel oldu şimdi.

Artık dilin konuşmalı bükümsüz,
Bilmem seni günahından yükümsüz.
Yazdığın fermanlar geçti, hükümsüz,
Akıp gitti yıllar, yel oldu şimdi.

Günün mü başlıyor bitiyor vahla,
Ömrün mü geçiyor bir dinmez ahla.
Saltanat sürdüğün bunca günahla,
Kalbin de ateşte kül oldu şimdi.

Aşıldı dağların, tükendi düzün,
Kalbinde muktedir bir eski hüzün.
Kalmadı yüzüme bakacak yüzün,
Söylemez dillerin, lâl oldu şimdi.

İçini bir dert mi kemirir, yerde,
Çevirdin yüzünü gördüğün yerde.
Şimdi ağlıyorsun güldüğün yerde,
Sende hep bir garip hâl oldu şimdi.

Bir yerim olmadı belki gözünde,
Ne sitemler tattım yakan sözünde.
Yıllar sonra bir gün artık özünde,
Ben değil, eller mi gül oldu şimdi?

Hamit Hayal / Gönen / 18.04.2013

1 149 150 151 152 153 178