Bak işte tam buramı içten acıtıyorsun

Sevda ocağım yansa, küle dönse de bu aşk,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.
Hep bekledim, solmayan güle dönse de bu aşk,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Elde gençlik kalmadı, akıp gitti de zaman,
Çığlığımı duymadın, bana vermedin aman.
Muzdaripim sevginden, beni yaktıkça yaman,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Senin gibi okuyan olmadı hiç içimi,
Nasıl tarif edeyim, aşkın başka biçimi.
Sevda bir rüzgâr ekip, bir fırtına biçimi,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Dağda çoban ateşi gibi gönül yaktığım,
Durulduğum an oldu, bazen deli aktığım;
Nerdesin gözlerine yüreğimden baktığım,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Yalan aşklara inat, sana kalbimi verdim,
Nice hüzün deminde ayrılık var mı derdim;
Neden hâlâ hep sensin benim onulmaz derdim,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Mutluluk Kaf dağının ötesine yazılmış,
Ayrılık kaderden mi, bahtımıza kazılmış.
Yolunda gitmeyen ne, bir sihir mi bozulmuş,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Hatırladım dünyayı, aşkı, seni adınca,
En sonunda sensizlik denen şeyi tadınca.
Şimdi sen düşlerimde bir sevgili, kadınca,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.
Bak işte tam buramı içten acıtıyorsun,
Belki de bir intikam, öçten acıtıyorsun;
Keşke günahım olsa, hiçten acıtıyorsun,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Hâlâ sana sadıksam ben kanmakla aşkından,
Nasıl yorgun düşer ki dil anmakla aşkından?
Ne vazgeçerim senden, ne yanmakla aşkından;
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Gözlerin daldığında düşündüğün ben olsam,
Güler miydin benimle, yüreğimle şen olsam?
Ne fark eder artık ben bir bedende ten olsam,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

İçimde bıraktığın hasretin taştan ağır,
Neden duymuyor beni, yüreğin neden sağır?
Gelmez miyim sevgili beni yürekten çağır,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

Kalbinde derin duygu, gözlerinde arkın var,
Ve hâlâ dudağımda sevdiğin son şarkın var.
Yıllar sonra anladım, senin engin farkın var,
Dünyada neden bilmem, seni çok başka sevdim.

             Hamit Hayal / Gönen / 23.08.2013

Kim seni sevebilir, dünyada benden başka

Kim seni sevebilir, dünyada benden başka,
Sen yoksan, gurbet denen illere düşeceğim.
Tutunacak bir dalım, kalmadı senden başka,
Seni sevmek yüzünden dillere düşeceğim.

İtham etsen de beni, bilmediğim bir şeyle,
Ne diyeyim ben sana, benimle gönül eğle.
Hâllerim ile hâllen, derdimi derdin eyle,
Yoksa ben çok vefasız kullara düşeceğim.

Neden böyle değiştin, anlamıyorum neden,
Yenilerek düşmem mi, seni bir mağrur eden?
Sen ruhumu öldürdün, ben geride bir beden,
Al kalan ömrümü de sallara düşeceğim.

Sen eski sen değilsin, yüreğimle sınadım,
Hayat direndi bana, kalmadı bir inadım.
Bir yorgun kuş misali, taşımıyor kanadım,
Bu âlemde çekilmez hâllere düşeceğim.

İster ol, ister olma, ömür zaten akacak,
Söyle hasretin beni az mı, çok mu yakacak?
Bir kader dönümünde, bilsem sensin bakacak,
Belki senin yüzünden fallara düşeceğim.

Ben seni murat ettim, seninle kalacağım,
Bir gönül verebilsen, bir gönül alacağım.
Bir sen kaldın uğrunda hayale dalacağım,
Sonunda mecnun olup, çöllere düşeceğim.

Düşün, bu andan geri bir bakacak olursan,
Sen benim gözlerimden hep akacak olursan;
Kader derim, ömrümü hep yakacak olursan,
Ben nice çile dolu yıllara düşeceğim.

Şayet bulabilirsen, benden hâlleri düzgün,
Mutlu olurum, görmek istemem seni üzgün.
Adına sevmek denen bir aşkım var ki özgün,
Bana bir gönül açsan, yollara düşeceğim.

Hamit Hayal / Gönen / 22.08.2013

Neyi murat etti isem…

Vefasız olmayan bir gül,
Bulamadım, bulamadım.
Dünyada solmayan bir gül,
Bulamadım, bulamadım.

Gülme bana netti isem,
Ben gözünde bitti isem.
Neyi murat etti isem,
Bulamadım, bulamadım.

Sevdim bir gözü elâyı,
Aldım başıma belayı.
Dünyada var mı kolayı,
Bulamadım, bulamadım.

Varlığımda, hiçimde sen,
Derunumda, içimde sen.
Bir tarifsiz biçimde sen,
Bulamadım, bulamadım.

Hicranınla yanar özüm,
Kalbim inler, çağlar gözüm.
Ben bu kördüğüme çözüm,
Bulamadım, bulamadım.

Hamit Hayal, Gönen / 20.08.2013

Kara saçlarıma ak düşmüş karsın

Bu kadar mı ağır çilesi aşkın,
Kendimi bilmeden, geçti seneler.
Bir ırmak aldı da özümden taşkın,
Gözümü silmeden, geçti seneler.

Daha kaç yıl sürer bu zor esaret,
Tükendi kalmadı bende cesaret.
Yıllarca beklerken senden işaret,
Bir ömür gülmeden, geçti seneler.

Nasıl tarif etsem, neyi andıran,
Üfleyip, içimde ateş yandıran;
Bir vuslatın hayaliyle kandıran,
Hakikat olmadan, geçti seneler.

Ayrılık hasrete hüküm kıldırdı,
Gönül azabında, kalbim çıldırdı.
Kahırlar mahvetti, derdin yıldırdı,
Süresi dolmadan, geçti seneler.

Bir alev içimde, belki bir narsın,
Kara saçlarıma ak düşmüş karsın.
Sen benim gönlümde isminle varsın,
İnsafa gelmeden, geçti seneler.

Hamit Hayal / Gönen / 19.08.2013

Umut yıllar önce ilk kaybettiğim

Anla, bir hakikat seni sevdiğim,
İnsan sevdiğine bir gül bağışlar.
Sensin yollarına ömür serdiğim,
Dinmedi gözümde her gün yağışlar.

Belki de sadece hayal ettiğim,
Gönül kapısını aç gülsün yüzün.
Umut yıllar önce ilk kaybettiğim,
Senden aldığım ilk dert eski hüzün.

Kucakla özünden bir ağla beni,
Gülen bir sevdayla işte sen busun.
Sen benim sevdiğim ol, bağla beni,
Aşkın kelamından birkaç katre sun.

İnanmak istersen ederim yemin,
Rüyalarım var benim senle ördüğüm.
Kalbim bu sevgiden o kadar emin,
Çözülmez bir aşk bu, belki kördüğüm.

Hamit Hayal / Gönen / 19.08.2013

1 126 127 128 129 130 178