Adı dünya olan handan usandım

Dilin başka söyler, yüreğin başka,
Düş artık zihnimden, senden usandım.
Lâyık olman mümkün değil bu aşka,
Ruhumdan usandım, tenden usandım.

Günahtan arınıp, naki olmadan,
Gönül meclisinde saki olmadan;
Sen benim aşkımda baki olmadan,
Yeter, bunca bühtan, zandan usandım.

Düştüm de aslı çöl bir viran şehre,
Bu nasıl bir sima, bu nasıl çehre?
Yolar başa dönsün, gözyaşım nehre,
Şöhretten usandım, şandan usandım.

Bu sevdada döndürmedin çarkımı,
Yuvamı dağıttın, yıktın barkımı.
Bundan sonra görsen nolur farkımı,
Yoruldum, tükendim, candan usandım.

Ayrılıktın, hasret idin, firaktın,
Aramızda yollar vardı, ıraktın.
Mutlu musun, yarı yolda bıraktın,
Asırdan usandım, andan usandım.

Gökler artık ikram etmez esini,
Zindandayım, duymam artık sesini.
Ben ne buldum, sevdim amma, nesini,
Sende ki bu bitmez kinden usandım.

Ela gözlü, şuh bakışlı, kandıran,
Kıymet bilmez, vefasızı andıran;
Senden başka kim var beni yandıran?
Adı dünya olan handan usandım.

Hamit Hayal / Gönen / 07.09.2013

Bu dünya bir çile, ızdırap yurdu

Özüne dönmeli yüzünü insan,
Nefsin insafını taşlamak gerek.
Tattıkça acıyı, hüzünü insan,
Hayata yeniden başlamak gerek.

Ömrümüz öteye aşan bir akış,
Anla, kendini bil, zamana yakış.
Sevdayı kabul et, aşkı bir nakış,
Kalplerde sevgiyi işlemek gerek.

Hakbilirde vicdan imanla diri,
Günaha bulaşmaz, reddeder kiri.
Musalla taşında her hangi biri,
Sadete erdi mi, düşlemek gerek.

Ne ordular bozsa, yense neferi.
İnsan hüsrandadır, hiçtir zaferi.
Bir gün tamamlarız biz de seferi,
Hayat ve ölümü eşlemek gerek.

Kimini ağlattı, kimine vurdu,
Masumu inletti, azdırdı kurdu.
Bu dünya bir çile, ızdırap yurdu,
İmanda sabredip, kışlamak gerek.

Hamit Hayal / Gönen / 05.09.2013

Bir hayalden öteye, hakikatinsem senin

Artık canımı yakma, ağlatma beni arsız,
Seninde yüreğine bir gün bir değen olur.
Bir ömrün kapısını kapatmışım ki kârsız
Senin de dik başını bir gün bir eğen olur.

İçimdeki boşluğu doldurmak öyle zor ki,
Keşke hiç yaşamasan, bilmeseydim ismini.
Senin yüreğin hiçbir merhamet bilmiyor ki,
Resimlerimi yaktın, unuturdum cismini.

Mana ifade etmez bunca şan benim için,
Ben senin hayatında hiç bir kir istemedim.
Ben de diyebilirdim ağla, yan benim için,
Çıkmazı olmayan bir yola gir istemedim.

Artık yarınlarım ol, bugün düne evrildi,
Verilecek bir kalbim kaldıysa iste benden.
Ruhumuz ümitsizlik çemberiyle çevrildi,
Nasıl yürürsün uzun yolları siste benden.

Bir hatıram diyerek anarım seni sonsuz,
Düşlerine dalayım, karşımda yüzün olsun.
Sunma bir daha bana renkleri böyle tonsuz,
Yeter ki bir şey söyle, isterse hüzün olsun.

Bir gün aklına düşer, bulursan içte beni,
Bir hayalden öteye, hakikatinsem senin;
Arama yokluklarda ya da bir hiçte beni,
Ya da bir ilham olsam, özüne insem senin,

Bir emelin var ise ya da ereğinle gel,
Yoruldum tükeniyor bundan sonra hal artık.
Bahanen ile değil, bana yüreğinle gel,
Sen benim kaderime bir demir at, kal artık,

Bunca ağır zamanlar bir katre içiminde,
Karanlık zindanlarda kaderi gün aşmıyor.
Bizim kahrımız neden bir sevda biçiminde,
Neden sensiz kaderin sabrı bir gün taşmıyor.

Hüzünler unutulur ve dağılır bulutlar,
Geride kalır aşkın erilmez her hülyası,
Elimden tutmadı hiç taşıdığım umutlar.
Bir meçhulde son bulur aşkın bunca rüyası.

Kolay olacak deme ayrılığa alışmak,
Sen bende o iyimser hâlleri hiç arama.
Boşa gitti aşk için her dersime çalışmak.
Dünyamı yıkıyorsun, dokunma her yarama.

Mayısı hatırlarım ben ayrılık dendi mi?
Kahreden isyanıma çoğunca alttan aldım.
Ben senin için böyle yıprattım ya kendimi,
Her Mayısta ben dağlar aşan yolara daldım.

Ne gönül verebilir ne gönlüne eremez,
Bu dünyada kim vardır sana bir ömür adar?
Perde çekilmiş gözler artık aşkı göremez,
Sevemez kimse seni benim sevdiğim kadar.

Unutmak zamanımı geldi, bilmeyeceğim,
Bakmam gerek ardından belik de her gidene.
Siz akın gözyaşlarım, artık silmeyeceğim,
Görmek istemiyorsan bir perde çek didene.

Kala kala geriye yazılmış birkaç satır,
Ve kitaplar dolduran bitmez ayrılık kaldı.
Muhakkak olmalıydı her sevgide bir hatır,
Yitirilmiş bin ümit, ruhta sayrılık kaldı.

Hiç hakikat olmayan düşlerle çürüsem de,
Sen yine de bahtıma kaderden bir hükümsün.
Son menzil bir çıkmaza, seninle yürüsem de,
Sen sırtımda mukaddes bildiğim tek yükümsün.

Daldığım her serapta O’ dur seni aratan,
Bu benim imtihanım, kalbime seni yazmış,
Bir vuslat dilesem de, “Hicran”, Dedi yaratan.
Neyleyeyim şu geçen mevsim baharmış, yazmış,

Hamit Hayal / Gönen / 04.09.2013

Benim sevdiğim renkler gözlerinde esirmiş

Sen benim hayatımı anlamlı kıldığında,
İnandım başkasına benim ihtiyacım yok.
Hiç gördün mü seveni, düşüp yıkıldığında,
Bir nefret yüreğimde, inan başka acım yok.

İşte ben yüreğimi yüreğinde bıraktım,
Her gidiş bir ayrılık değildir belki gülüm.
Sevdanın ilk çağında aşkı bilmez çıraktım.
Bu yüzden hasretinle yanmış bir avuç külüm.

Bir buruk acı içte, hiç gitmedi özlemin,
Bazen gözlerimde yaş, yüreğimde ki narsın,
Bir ömür geldi geçti, hiç bitmedi özlemim,
Sen benim düşlerimde sevdiğim için varsın.

Bir aşk çaresizliği, inan ki hiç öç değil.
Artık söyleyeceğim, sözümü boş sakınmam,
Bundan sonra bu âlem umurumda hiç değil.
Belki sürüp gidecek benim böyle yakınmam.

Ne olur artık kimse dokunmasın yarama,
Feleğe isyan etmek, kadere ağlanmaktır.
Sen benim hislerimde başka sebep arama,
Nedensiz sevmektir aşk, derinden bağlanmaktır.

Yine hiç bitmeyecek ben de sana eğilim,
Sense beni kalbimin ta ortasından vurdun.
Bunca acılar çektim, ben eski ben değilim,
Oysa sen karşımda hep sevmemiş gibi durdun.

Aşkta çare olsan ne, ellerimi tutmadan,
Yarınımız kaldı mı ve sen umutlu musun?
Ömrün nasıl geçiyor, ellerimi tutmadan,
Şüphesiz soracağım, sen böyle mutlu musun?

Ayağının altında kalsa nolur gururum,
Sen seni sevdiğimi görmeyecek bir körsen.
Hâlâ zihnimde yorgun bir gölgeyi vururum,
Yıllar sonra sen benim mecnun halimi görsen,

Yine böyle çaresiz olur muydu ki derdim,
Rüyalarıma yüzüm dolsaydı sever miydim?
Yaşamak buysa eğer, ölüm yeğmidir derdim,
Bilmem bugünkü aklım olsaydı sever miydim?

Yaratana el açtım, kırık kalbimi sarsın,
Bütün acılarımla hayat artık bambaşka,
Neden hâlâ zihnimde, neden hâlâ sen varsın,
Bir davet bekliyorum senden bu bitmez aşka.

Yüreğinde aradım hakikati aslında,
Ölümün olduğu bu dünyada sevmek niye?
Sona erdi bir bahar bir ayrılık faslında,
Nice gülün solduğu dünyada sevmek niye?

Bu azabın içimde bitmesi belki yalan,
Yazılacak ne kaldı biter meşk hikâyemiz.
Söndürmeyin alevi, siz yine beni yakın,
Bilmiyorum ne kadar sürer aşk hikâyemiz?

Kaldı mı gönlünde bir kapı, kime aralı,
Her şafak söktüğünde yine ayrılık başlar.
Ben seni çok sevdiğim için içim yaralı,
Her şafakta gözümde yağmur misali yaşlar.

Artık hiç gelmeyecek geçen günler bir daha,
Bütün hatıralarda şimdi bir gölge yüzün.
Bir perde arkasında zaman kalkarken şaha,
Senden geriye kalan yenilemez bir hüzün.

İçimi titretiyor, bu nasıl bir tesirmiş,
Sanki ete kemiğe bürünmüşte resimler;
Benim sevdiğim renkler gözlerinde esirmiş,
Ak düşen saçlarında solup gitti mevsimler.

Beni sana bağlayan yeter bir telin olsun,
Hiç umurumda değil yüreğimi yaktığın.
Sen benim ol bu dünya isterse elin olsun,
Bir gün hayal olmasın gözlerimden aktığın.

Hamit Hayal / Gönen / 01.09.2013

Canımı yaktığını kim nereden bilecek

Elemlerinle dolu bir baht ile yaşarken,
Ben ödedim bu aşkın bedelini yanarak.
Bir hayalin peşinde mesafeler aşarken,
Ben ödedim bu aşkın bedelini yanarak.

Dağlarda estirirken kederin yellerini,
Nehirlere doldurdum gözümün sellerini.
Sen ise ellerimden çekerken ellerini,
Ben ödedim bu aşkın bedelini yanarak.

Saklı umutlarımı alıp gittin ya bir gün
Gözden ırak illere ettin de beni sürgün.
Kader bana da belki gülecek diye bir gün,
Ben ödedim bu aşkın bedelini yanarak.

Umudumun bittiği bir anda ortaya çık,
Gönül dağları aşan yollar sonsuza açık.
Güneşi sıvamaya yetmiyor artık balçık.
Ben ödedim bu aşkın bedelini yanarak.

Yüreğimde ebedi bir yer eden bilecek.
Özüne esir ruhum, hasta beden bilecek
Canımı yaktığını kim nereden bilecek,
Ben ödedim bu aşkın bedelini yanarak.

Hamit Hayal / Gönen / 27.08.2013

1 125 126 127 128 129 178