Bir ateş misali özündeyim ben

Nice duygularım var, yasaklanmış
Sevda kitabının cüzündeyim ben.
Diyar diyar bir gönülde saklanmış,
Cemal nakşedilmiş yüzündeyim ben.

Bin efsanesi var gözünde rengin,
Vuslatı düşlerim, hasretin engin;
Çok oldu düşeli ebedi, bengin,
Bir ateş misali özündeyim ben.

Hatıram kalmasın gönlünden sil de.
Senden başka güzel bilmem bu ilde.
Şimdi bir sükût var düştüğüm dilde,
Hasret türküsünün sözündeyim ben.

Aşka imanım var, kalpte hu sesi
Yıllarca dinledim ben hep bu sesi.
Şimdi dudağında bir gül busesi,
Belki hiç düşmedim, gözündeyim ben.

Denizler kat eyle, dağlar aşta gel,
Nice coşkun ırmaklardan taşta gel;
Goncasında bir gül, o ilk yaşta gel,
Bu ilk ve son aşkın güzündeyim ben.

Sevdam bir serapta yaşanmış, sisli,
Zaman çok uzakta, yol birkaç misli.
Ben senden dertliyim, sen benden hisli,
Her hicran duygusu, hüzündeyim ben.

Hamit Hayal / Gönen / 01.02.2014

Neden tutmadın beni sevgilim avucunda

Virane bir gönülde işlemeyen çarkımsın
İçimdeki heyecan, bitmeyen sonsuz rüyam,
Kalbimin tek acısı, dilimde son şarkımsın.
Ne ümidim var artık ne de dönen bir dünyam,

Bir hakikat olur mu diye ırak umudu,
Kırılmış bir kanatla kaderimde ararken;
Hayal etme yüreğim, bırak artık umudu,
Görmedim bir sevgili aşkta yara sararken?

Sevenler benim gibi böyle kalırmış bedi,
Solup gitmiş gülleri bülbül arar bağlarda.
Yasını tutmak varmış yüreğimde ebedi,
Yüreğim sitem eder ve gözlerim ağlarda.

Seni sevmek andını çoktan içti yüreğim,
Durulmuş alevlerde bir bilsen nasıl yandı.
Ve hâlâ ayrılıktan ve hâlâ kor yüreğim,
Gündüz sana ağladı, geceler sana yandı.

Bırakmışım kapımı açık gelirsin diye,
Sensiz murat alırsam özüme haram olsun.
Bir cevabım yok hâlâ, sorma, bilme ne diye,
Ateş düşsün özüme, gözüme haram olsun.

Günahını almadım diyemem, ettim zanda,
Yinede her hasrete varlığınla dayandım.
Seni bekler bulmak var, biliyorum mizanda,
Nasıl geçti diyorsan, bir ömür sensiz yandım.

Bir gün ayrılık yazar son ebedi taşımda,
Varlığını hep sezdim, fakat sorulmadım ben.
Gönlüme düştüğünden beri sevdan başımda,
Bir hayal âleminde gezdim, yorulmadım ben.

Seni sevmek içimde hep sessiz bir hıçkırık,
İflâh etmez bir dert bu, belki başımda belâm.
Benim kalbim yaralı, belki seninki kırık,
Hakikati yazdığım bu son mektup, son kelâm.

Bunca itirafım var, artık siliyor musun,
Bir gönül defterinden payıma düşen verem.
Hep anlatmak istedim aşkı biliyor musun,
Sen yandığım Han Aslı, ben özde dertli Kerem.

Hakikati uzakta ara, gözlerin dalsın,
Vuruluşum hiç değil bedenin, tenin için.
Beni benden edeni bırak mahşere kalsın,
Ben seni hep sevdiysem, yandıysam senin için.

Sonu hüsran olsa da, arama aşkta yalan,
Kaderin esiridir bizim gülmez bahtımız.
Muhakkak olacaktır dünyadan murat alan,
Bizimde bir gönülde var idi bir tahtımız.

Seni sevmekti benim aşktaki tek eserim,
Sonunu biliyorsun, gözünde bir hiçimde;
Ne artık fırtınayım ne gönülde eserim,
Kuvvetim ve kudretim kalmadı hiç içimde.

Bütün oyunlar gibi sonra perde inerde,
İçimde hep bir çocuk, oyunuma doymadım.
Bu aşk oyununda ben hangi rolde ve nerde,
Görülemez bir sır var, ben beni mi oynadım?

Beni ölüme iten bir gençlik masalımsın.
İnan ki bu dünyada sen ilk ve son tattığım;
Sonu elemle biten bir gençlik masalımsın,
Sevincim yarım kalmış, gözyaşımı kattığım,

Nereden bilecektim, bir gün bir yel esecek,
Köklerimden söküp de, dallarımı kıracak.
Bir kader koşusunda nefesimi kesecek,
Bu aşk bir sessiz çığlık, ne kaldı haykıracak?

Senin için dualar var dilimin ucunda,
Adı aşk olan yolda ne zor imiş yürümek.
Neden tutmadın beni sevgilim avucunda,
İçimde bu yarayla bir kader mi çürümek?

Yüreğim sen de kaldı, aklımı sorma artık,
Bir eylül günündeyim, bu belki de son hazan.
Ben miydim yoksa sen mi haklıydın, sorma artık,
İnandım iman ettim, her hükmü var bir yazan.

Yazılsın bir gün elbet önünde diz çöktüğüm,
Benim için mecnundan öte mecnun olmadı.
Ey uğrunda bir ömür gözyaşları döktüğüm,
Söyle niçin mecnundan öte mecnun olmadı?

Saçlarımı ak ettin, artık belimi büktün,
Ben hâlâ yüreğinde aşka esir bir sürgün.
Azametin muhteşem, gözümde hep büyüktün,
Hangi fermanda yazar, hangi nesir bir sürgün?

Hamit Hayal / Gönen /26.01.2014

Sevda acılarım bir dilsiz şarkı

Belki yüreğinde şimdi ben varım,
Beklerim sen benim olana kadar.
Ümit ver aşkımız kalmasın yarım,
Aşkımsın bil ömrüm dolana kadar.

Yağmurlar dinince, durur gözyaşım,
Islak bir mendilde kurur gözyaşım;
Sanma ki bu benim gurur gözyaşım,
Gülümsün hazanda solana kadar.

Baksaydın görürdün bende ki farkı,
İzin ver dönsün bu sevdanın çarkı.
Sevda acılarım bir dilsiz şarkı,
Sen benim yüzüme gülene kadar.

Hakikatler yüklü var bunca deyim,
Duayı sen oku, ben âmin deyim.
Yaşama ümidim, varlık, her şeyim,
Beklerim ben seni gelene kadar.

Aynaya bakışın farklı mı sen de,
El alem bilmesin saklımı sende;
Ne olur bırakma aklımı sen de,
Yanarım ben seni bulana kadar.

İlmek ilmek hasret, hicran dokulum,
Ruhuma sinmişsin güller kokulum.
Sevda imtihanım, sevgi okulum,
Seni seveceğim ölene kadar.

Hamit Hayal / Gönen / 25.01.2014

Yıllar sonra yüreğine güz düşer

Yıllar sonra yüreğine güz düşer,
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın.
Seninde gönlüne engin yüz düşer,
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın.

Türküler şiirler, söz sazdan sonra,
Değiştin sanmıştım o nazdan sonra;
Yarım bırakılmış bir yazdan sonra,
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın.

Sırılsıklam bir karanlık gökle yer,
Aydınlık düşünde felek ömür yer.
Tuttuğun gül yere düşerse eğer,
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın.

Virane bağlarda bülbül ötüşü,
Ayrılıklardan yan, hasretten üşü.
Kırık saksılarda kör bahar düşü.
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın.

Toplamak isterdim dağılan ili,
Bıçak yüreğimde bir sürgün dili.
Bir daha çalmazsa kapının zili,
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın.

Seven Musa gibi Tur’da dolaşır,
Yüce dağlar aşar, yolar ulaşır.
Seninde aklına sevdam bulaşır,
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın.

Başka olur hasret, güller solmazsa,
Neye yarar dünya sevgin olmazsa.
Kırık kalbindeki boşluk dolmazsa,
Bir gün seni sevdiğimi anlarsın.

Hamit Hayal / Gönen, 24.01.2014

Sen de bir vuslata kandın, değil mi?

Hani neşen, nerde ümit saçtığın,
Yaşanmış yılları andın, değil mi?
Dile düştü aynalardan kaçtığın,
Oysa bir gönülde handın, değil mi?

Öne düştü elbet mağrur baş şimdi,
Var sandığın kalpler birer taş şimdi;
Gönlün kırık, gözlerinde yaş şimdi,
Nice canan için candın, değil mi?

Savrul git önünde hüsran yelince,
Gün geçer mi gözyaşından selince?
Yıkmak buymuş bir dünyayı elince,
Sen de bir vuslata kandın, değil mi?

İsterdim gönlünle gör, gözünle süz,
Aşklar mı kalmadı, sevgi mi köksüz?
Şimdi bu şehirde yorgun ve öksüz,
Kalbin bir ateşte yandın, değil mi?

Hamit Hayal / Gönen / 15.01.2014

1 107 108 109 110 111 178