Klasik Dönem Osmanlıı Siyasi Düşüncesi

On üçüncü yüzyılın son çeyreğinde, Anadolu Selçuklu Devletiin Moğol tahakkümü altında otoritesinin iyice zayıfladığı bir ortamda ortaya çıkan beyliklerin en mütevazılarından birisi olan ve fakat, gerek tarihî ve coğrafî şartların uygunluğu gerekse ilk Osmanlı beylerinin mahir siyasetleri sonucunda, tedricen bir cihan imparatorluğuna dönüşecek olan Osmanlı Beyliğiin hangi tarihî şartlarda kurulup büyüdüğü, oluşturduğu siyasî, sosyal ve kültürel yapıların tarihî temelleri vb. hususlar yüzyılımızın başından beri araştırıcıların ilgisini çekmekte ve çeşitli tartışmalara konu olmaktadır. Bu vesile ile Osmanlı kültürünün çeşitli veçheleri de tartışma gündemine girmektedir. Bu yazımızda biz Osmanlıların siyasî düşüncelerinin kaynakları ve bu düşüncenin niteliği hususunu incelemeye çalışacağız.İlk olarak şunu belirtmekte fayda var:Osmanlıların esas itibariyle tevarüs ettikleri tarihî mirası yeni şartlarda sürdürmenin dışında, İslam kültür ve düşüncesine orijinal katkılar yapmadıkları, sadece şerh ve haşiye niteliği taşıyan eserler kaleme aldıkları Osmanlılara yöneltilen tenkitlerin başında gelir

Bana soyadını söyle…

                                                                                        Gürkan HACİR *
23 Temmuz 2011 Cumartesi 10:46 | Son Güncelleme: 23 Temmuz 2011 Cumartesi 10:46

Nereden geliyor hepimizin ikinci isimleri… Dönüp başa baktığımızda, her zamanki adaletsizliğin soyadlarımızda da olduğunu görüyoruz. Önce elitlere ve asil ailelere, yağlı ballı soyadları dağıtıldı. Sonra kalan siyah Türklere ise verilen listeden ne denk gelirse o soyadı olarak takıldı. Çok tuhaf olanlar da buradan yadigar kaldı: Yalak Memeci, Hıyarcı, Dönek, Sıçan, Korkak Kıro, Kalça, Damızlık, Angut, Eşekcanbazı, Öküz, Tavuk, Gıcık, Öldürür, Şebek
Ülkemizde ışık hızıyla değişen gündemi örneklemek için hep şu örneği verirdim. ‘Bizdeki bir haftalık gündemle Norveç bir yıl idare eder.’ Sanki birileri duymuş olacak ki Norveç de, Güney ülkelerinin bir türlü başlarını alamadıkları terör belasına çattı. Şimdi mutlu ve huzurlu Kuzey ülkesi de bizim gibi diken üstünde uyuyacak. Ne yazık… Bu hafta izninizle akıp giden gündemin biraz dışına çıkayım. Uzun zamandır yazmak istediğim bir konuya gireyim.

» Devamını Oku

Bunlar tarih kitaplarıında yazmaz

                                                                     Prof.Dr.Halil LNALCIK *

Bernard Lewis “Köprülü ve Barkan zamanının büyük âlimiydiler, Halil İnalcık tüm zamanların büyük âlim demişti. İnalcık, öyle açıklamalar yaptı ki yer yerinden oynar…Yaşayan en büyük Osmanlı tarihçisi Prof. Dr. Halil İnalcık, Osmanlı dönemi ve Türkiye’nin siyaset hayatına yön veren simalarla ilgili açıklamalarıyla gündem oluşturacak.

» Devamını Oku

Osmanlı Devletinin Kuruluş ve Gelişmesinde İtici Güçler

Roma İmparatorluğunu bir yana bırakacak olursak, Osmanlı İmparatorluğundan başka hiçbir imparatorluk dünyanın üç kıtasında 600 yıla yakın bir zaman hüküm sürmemiştir. Bu devletin tarih sahnesinde nasıl ortaya çıkmış olduğu meselesi oldukça yakın zamanlara kadar bilim çevrelerine dahi meçhul kaldığı gibi, bugün bile geniş çevrelerde layıkıyla bilinmemektedir.

Malazgirt ve Kürtler *

Malazgirt Savaşı’nda Mervânî Emirliği Türkler’le ittifak yaptığı için değil, Selçuklular’a tâbi olduğu için muharebeye asker göndermişti
Aysel Tuğluk, “Türkler, Malazgirt Savaşı’nı Kürtler’in desteğiyle kazanmışlardır. Anadolu içlerine doğru yönelirken Kürtler’le ittifak içinde olmayı başarıları için zorunlu görmüşlerdir” şeklinde bir beyanatta bulundu.
Malazgirt Savaşı’nın sonucuna tesir edecek büyüklükte olmasa da Kürtler bu savaşta Selçuklu bayrağı altında savaşmışlardır. Ancak burada bir ittifak söz konusu değildir. Kürtler, Mervânî Emirliği Selçuklular’a tâbi olduğu için Malazgirt Savaşı’na katılmışlardır. Anadolu’nun içlerine ilerlerken de başarı için bir ittifak yapılmamış, Anadolu’yu kısa sürede Türkmenler fethetmişlerdir.

1 4 5 6 7