Seni sevdim inan başka biçimde

Işık göçer, hicran kalır allardan,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.
Bir gün gelir geçer Eylül dallardan,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.

Yetmiyor her cümle, kelime, hece,
Her hüzün içimde sonsuz bir gece.
Bir muamma belki, bir zor bilmece,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.

Yüzüme bakmadan alıcı gözle,
İmtihan ettin sen beni bir közle.
Anlatmak istedim şiirle, sözle,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.

Hayal eder, bir rüyada yaşarsın,
Bir gün sende meçhulleri aşarsın.
Gözden akar, yüreğimden taşarsın,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.

Neden sana yüreğimin ilgisi,
Bunca acı…Keşke olsa silgisi.
Kaderdeymiş aşkın hikmet bilgisi,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.

Nice derin yalnızlıklar içimde.
Sen olmasan varlığımla hiçim de;
Seni sevdim inan başka biçimde,
Sen bilmezsen bile Allah biliyor.

Hamit Hayal / Gönen / 27.09.2014

Bir meal bıraktın, belki bir mana

Güzün bu deminde son gülde soldu,
Kalbimde bir isim değilsin artık.
Fani bir sevdanın vadesi doldu,
Zihnimde bir resim değilsin artık.

Çağa, asra değil, yazıldın ana,
Bir meal bıraktın, belki bir mana.
İsterdim yüzünü dön benden yana,
Bir madde bir cisim değilsin artık.

Hakikat zannedip hayale kanış,
Sadece pişmanlık sadece yanış.
Bir yabancı gibi artık ne tanış,
Ne sevgili, hısım değilsin artık.

Anla Eylüldeyiz, ayrılık baki,
Meclisler dağıldı, çekildi saki.
Sen düzde ki ceylan ben dağda şaki
Belki sende hasım değilsin artık.

En güzel seneler olmuşsa heder,
Bu böyle gitmezdi, her anı keder.
Sonu böyle olsun istedi kader,
Belki hüzün, yasım değilsin artık.

Hamit Hayal / Gönen / 24.09.2014

Aşkın gözyaşında yıkandı özüm

Kader kitabında ne varsa zahir,
Aşkın gözyaşında yıkandı özüm;
Neden bu ayrılık neden bu kahir,
Aşkın gözyaşında yıkandı özüm.

Bilmem ki böylemi istedi yazan,
Nicedir daldığım umman bir kazan.
İçimde bir yangın, gönlümde hazan,
Aşkın gözyaşında yıkandı özüm.

Yaratan ruhundan üfler ki taşa,
Bitiyor dediğim yol döner başa.
Gözlerim yeniden bulanır yaşa,
Aşkın gözyaşında yıkandı özüm.

Hal mecnun misali, yol düştü çöle,
Yolcuyum ilk emir ta “ol” dan “öl”e;
Kalbinde bir hüzün taşır her köle,
Aşkın gözyaşında yıkandı özüm.

Bir ömür geçti ben hâlâ hülyada,
Hakikat sandığım yar var rüyada.
Bir murat ararken yalan dünyada,
Aşkın gözyaşında yıkandı özüm.

Hamit Hayal / Gönen / 23.01.2013

Kaderden gülmedi yüzümüz bizim

Kadehin boşaldı yeniden doldur,
Yanar bir ateşte özümüz bizim.
Ayrılık bitmiyor, bir uzun yoldur,
Nicedir ıslanır gözümüz bizim.

Kapılmışım bende aşkın seline,
Elemden başka ne geçti elime?
İçte bir hıçkırık, birkaç kelime,
Kalmadı diyecek sözümüz bizim.

Ben kimim diye bir aynaya baktım,
Hiçliği resmettim, zamanı yaktım.
Bir sevda düşünde bir gönle aktım,
Baştan sona hicran cüzümüz bizim.

Nurdan bir cemali gördüm göreli,
Dönülmez bir yola girdim gireli.
Düşmedi yakamdan aşkın bir eli,
Dağların ardında düzümüz bizim.

Sığındım kalp denen bir kara taşa,
Yandıkça ateşte yol döndü başa.
Sevdiğim bahtınca bir ömür yaşa,
Son mevsim, kapıda güzümüz bizim.

Bu aşkın alevi yaktıkça azar,
Üflenmiş düğüme, edilmiş nazar.
Takdir kalemince bir hüküm yazar,
Kaderden gülmedi yüzümüz bizim.

Hamit Hayal / Gönen / 19.01.2013

Bayram et sevdiğim, giyin alları

Zaman aktı gitti, yıl geçti boşa,
Tattığım bu aşka yazık değil mi?
Ayrılık hasret mi, giden ne hoşa,
Battığım bu aşka yazık değil mi?

Ağrı girer, dün saplanır döşüme,
Çok zamandır içimde bir üşüme.
Sana varmak ümidiyle düşüme,
Yattığım bu aşka yazık değil mi?

Nasıl geldi geçti, o günler nerde,
Mazlumun ahı hiç kalır mı yerde.
Sonunda çaresiz, onulmaz derde,
Çattığım bu aşka yazık değil mi?

Söyle neye değdi bir ömrü yemek,
Özün sahte, sözün yalanmış demek.
Gözyaşlarım, hasret ve bunca emek,
Kattığım bu aşka yazık değil mi?

Bayram et sevdiğim, giyin alları,
Kırıldı gönlümün umut dalları.
Çıkar umuduyla nice falları,
Tuttuğum bu aşka yazık değil mi?

Hamit Hayal / Gönen / 20.09.2014

1 76 77 78 79 80 172