Başka düşler ya da bir çağ farkı mı

Başka düşler ya da bir çağ farkı mı
Gelir geçer nice sessiz bayramlar.
Değişen ne, dönmeyen Hak çarkı mı
Neden değil artık eşsiz bayramlar?

Mutlu bir dünyayı zindan edense
Hep maziyi özlemek var nedense.
Aşkın ruhu ölmüş, boştur ne dense
Kuru, yavan ya da özsüz bayramlar.

Talih bizi yarı yolda koyalı
Zaman yorgun, hayat değil oyalı.
Nice günler vardı, çılgın, boyalı.
Artık renksiz, artık süssüz bayramlar.

Viran gönül denen yüce aşiyan
Bilmem artık hasret var mı taşıyan.
Ne günler var, anılarda yaşayan
Neden değil artık küssüz bayramlar?

Eski günü bizden çalıp alan ne
Gerçek nedir bilen var mı, yalan ne
Bir yorgunluk bitkinlik mi, kalan ne
Neden böyle, neden hissiz bayramlar?

Yitik hasretlerin hükmü yok nasta
Bir uygarlık çöktü ya da çağ hasta
Bir şafağı bekler bülbül, gül yasta
Özde yaralanmış sözsüz bayramlar.

Hamit Hayal / Gönen / 26.07.2015

Bir şafak vaktinde Allah’a secde

Rabbimiz tamamla kalplerde nuru
İstemem dünyada sevginden başka.
Neden ruhlarımız çorak ve kuru
Bu çağda yönelmek mümkün mü aşka?

Bir düşte serabı ararken nesil
Hiçlik var sadece elde, avuçta.
Bağışla, bu çağın günahını sil
İmansız ne kadar kalmak zor uçta

Gönüller dergâhı Allah’a arzın
Ölüm bir kaderdir, bekler siperde.
Belki çözmek zordur sırrını farzın
İnsanın gözünde varken bir perde.

Alır gider seni bir hiçe inkâr
Nefsim yaratanda aşkı gör asıl.
Böyle murat etmiş ezelden hünkâr
Ölüm mü, zamanda belki bir fasıl.

Bir şafak vaktinde Allah’a secde
Yoksa masum değil artık çürüme.
Aşkın gecesinde gelmezsen vecde
Ey nefsim sürüklen sonsuz cürüme.

Hangi dağa değse şu ölüm gördüm
Bir kader yazılmış, alında hüküm.
Ya ben bilmiyordum ya da bir kördüm
Devrilen dağlardan ağırmış yüküm.

Hamit Hayal / Gönen / 25.04.2015

Ne canları alıp gitti şu ölüm

Ömre bir karanlık misali çöküp
Ne canları alıp gitti şu ölüm.
Nice çınarları kökünden söküp
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Gelen gitti, veda etti yaşama
Ölüm, belki zamanda bir aşama.
Güle değdi, kanat vurdu paşama
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Bir uyanış ötesi bir hülyadan
Başı sonu bir tadımlık rüyadan.
Karşılıksız sevdiğimiz dünyadan
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Kader üstü bir ilahi nedenden
Hüküm vardır bizi fani edenden.
Özü kara toprak olan bedenden
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Aslında ne yakın ölüm ne ırak
Ne ölüm ustadır ne ölen çırak.
Arkada bıraktı hüzün ve firak
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Hamit Hayal / Gönen / 24.04.2015

Dünyadan başka şey istemiyorum

Hayat başka gülsün bu garip aşka
Dünyada başka şey istemiyorum.
Sevgili ben senin sevginden başka,
Dünyada başka şey istemiyorum.

Hakikat, gönlümü bin bir hâl eden
Muhakkak ölümü tadacak beden.
Ölmeden vuslata yoksa bir neden
Dünyada başka şey istemiyorum.

Ruhta mı bir azap, dirilmez ölü,
Mecnunlar çoğunca düşlermiş çölü.
Bir hazan değmesin, solmasın gülü
Dünyada başka şey istemiyorum.

Ayrılık anlatır bin bir hecesi
Her günü bir kahır, zulüm gecesi.
Çözülsün bu aşkın zor bilmecesi
Dünyada başka şey istemiyorum.

Her şey anlamını yitirdi çoktan
Mağdurum özümde aşk denen oktan.
Gördüm ki bir hayal diriliş yoktan
Dünyada başka şey istemiyorum.

Benim bilmediğim bir yüzün varsa
Kapımı çalacak bir güzün varsa;
Ayrılık görünmez bir hüzün, varsa
Dünyada başka şey istemiyorum.

Hamit Hayal / Gönen / 21.03.2015

İtaat et nefsim

Edeptir insanda özü kulluğun,
Ahitçe Rabbine itaat et nefsim.
Bir hüccettir bağlar sözü kulluğun,
Zahitçe Rabbine itaat et nefsim.

Sana düşen itaattir zarifçe,
Allah dostu kul misali, arifçe;
Kaderin hükmüdür bağlar tarifçe,
Cahit’çe Rabbine itaat et nefsim.

İnle yüreğinden, ağla göz ile,
Kalbinle hatırla, zikret söz ile;
Kula düşen secde etmek öz ile.
Nahit’çe Rabbine itaat et nefsim.

Zikir mi ürettin bir ulu cemde?
Kudretler tükendi fakir hecemde,
Saat dönmededir, sen hangi demde,
Vahit’çe Rabbine itaat et nefsim.

İnsanın bir kara topraktır aslı,
Ömür biter, başlar ölümün faslı.
Boynun bükük olsun, yüreğin yaslı,
Şahitçe rabbine itaat et nefsim.

Hamit HAYAL / Gönen / 25. 11.2011

1 2 3 4 5 6 7