Ölüm

Hakka teslimiyetle şaşmaz kanundur avdet
Çekilen bir perdeyle gözlerde sönmek ölüm.
Ölüm en yüce kattan her nefse eren davet
Ondan geldik, Allah’a yeniden dönmek ölüm.

Ölüm hayat denilen yaşamın arka yüzü
Ölüm kaderimizin kördügümden bir cüzü.
Ölüm, hükmün sahibi Allah’a dönüş güzü
İhtiras ve hırslarda sonsuzca dinmek ölüm.

Ölüm değildir elbet rotadan şaşmak hali
Ölüm dünyaya perde çekilen yaşmak hali.
Ölüm zamanı aşmak, mekandan taşmak hali
Mağrur ve mahur olan insanı yenmek ölüm

Penceresiz, bacasız bir uzunca kutudan
Öyle çok korkarız ki karanlık ve kuytudan.
Uyanmak gerek artık dalınan son uykudan
Çekilmek bu dünyadan, kabire sinmek ölüm

Ölümle diriltmekmis, ölmeden ölen sağı
Ölüm madem koparmak Allahla gönül bağı.
Ötelerden bekleyen keşfetmek başka çağı
Göç ile bu dünyadan, bir sala binmek ölüm.

Nasıl ki su çalkanır, devr olur bir bakraçta
Dünyadan okumalar durağan bir sarkaçta.
Hüküm tebliğ edilir, zaman, saat ve kaçta?
“Uyan artık rüyadan”, faniye denmek ölüm.
                                      Hamit Hayal

Hatırla

İnsan, aşkı arar kendi özünde
Seni Hakka bağlayanı hatırla.
Yazık. Hâlâ dünyamı var gözünde
Yusuf için ağlayanı hatırla.

Hak rızası, yaratanın himmeti
Üzerimde kul olmanın zimmeti.
Ne güzel şey şu Allah’ın nimeti
Gönüllerden çağlayanı hatırla.

Ağlıyorum akıbet ne dendi mi
Ziyandayım, nefsim beni yendi mi?
Bu dünyada yaktı isem kendimi
Cehennemde dağlayanı hatırla.

Rüya kadar zamanın en kadimi
İnsan nedir, bir sor neyin hadimi?
Birde düşün günahından nadimi
Ki merhamet sağlayanı hatırla.
                               Hamit Hayal

Mihnetten cevre

Bir dünya derdi mi zannettin aşkı
İman ve itaat tasamız bizim.
Her şey bir ummandan bir dehre akar
Hak hükmünce işler yasamız bizim.

Mavera nedir ki bir tülden başka
Gözümüz görmedi bir gülden başka.
Kim anlar bu hali bülbülden başka
Ümit ve korkudur asamız bizim.

Bir günahı belki bin tövbe aklar
İnsan örselenmez, yenilmez haklar.
Mü’minler himmeti kendinden saklar
Ahlâktır varidat kasamız bizim.

Allah’a, ahrete, kadere iman
Kıyamla yolcuyuz, secdemiz liman.
Bir gün solmayacak zannetme siman
Ölümdür en büyük kıssamız bizim.

Bir evre bitmeden başlar bir evre
Çilemiz yolcudur mihnetten cevre.
Bir gün ulaşacak herkes bu devre
Mizanda kurulur masamız bizim.
                              Hamit Hayal

Sen varsın

Değişmez bir kanun kaderin gizi
Sanatkârın özeninde sen varsın.
Bakıpta görmeyen kör etme bizi
Kainatın düzeninde sen varsın.

Sensiz içi boştur unvanın, sanın
Yurdu sende zikrettiğim lisanın.
Kalp gözüyle bakıp gören insanın
İdrakinde, izanında sen varsın.

Senden almış her misali baniler
Hiç kuşkusuz iman etti kaniler.
Kaderine not düşülmüş faniler
Kalem olup yazanında sen varsın.

Şekil, şema, mana yüklü resimin
Özü sensin her manidar isimin.
Nişaneler taşıyan dört mevsimin
Baharında, hazanında sen varsın.

Kim ulaştı bahtiyardır ilk nura
Fatiha’yla tırmandılar son sura.
Saf saf olmuş gönülleri huzura
Davet eden ezanında sen varsın.

Hiç hükmü yok insan yiyen tüzenin
Ne farkı var bir çöplükten düzenin?
Yüce Rabbim mazlumları ezenin
Din gününde, mizanında sen varsın.
                          Hamit Hayal

Gittiler…

Kim ki batıl davasını öç etti
Ötelerden davet alıp, gittiler.
Hakikat bu ne insanlar göç etti
Her biri bir ufka dalıp gittiler.

Asli gurbet, yaşanılan an rüya
Derdine küs, kaderine yan rüya.
Hancı gölge, neylersin ki han rüya.
Yalnızca bir kaç gün kalıp, gittiler.

Orda biçmek için burda ekildi
Hayat belki çoğul, ölüm tekildi.
Akşam oldu, gün ufuktan çekildi
Öteye bir kapı çalıp gittiler.

Demek ki bir görevi var onunda.
Ölüm nedir, rengin hangi tonunda?
Kim direndi? Onlarda en sonunda
Kollarını yana salıp gittiler.
                              Hamit Hayal

1 2 3 4 7