Beni gönlünde hünkâr et

Gönlüm yara, kalbim kırık,
Sende ki bu huy sevdiğim;
Sormuştun; “Ne bu hıçkırık?”,
Sitemim var, duy sevdiğim.

Sen de şöhret, sen de bu şan,
Giy zırhını, aşkı kuşan
Önce söz ver, sonra nişan,
Düğün, dernek, toy sevdiğim.

Aşkım, tutunduğum dalım,
Yakışıyor sana çalım.
Sende varken bunca alım,
Selvilerden boy sevdiğim.

Haber gelmez diyarından,
Kuşkum, korkum var yarından.
Ben bu sevdanın narından,
Yandım yandım, oy sevdiğim.

Zarardayım, hep sen kâr et,
Ne ağlat ne de inkâr et;
Beni gönlünde hünkâr et,
Başıma taç koy sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 01.08.2013

Sen de anlamadın

Yüreğimi açsam da boş,
Beni sen de anlamadın.
Ruhum yorgun, kafam bir hoş
Beni sen de anlamadın.

Aşk olsa da bir tek hece,
Çözülmeyen bir bilmece.
Sonu derin, çıkmaz gece,
Beni sen de anlamadın.

Kalmadı soracak sorum,
Faydası yok yapsam yorum.
Gözlerinden okuyorum,
Beni sen de anlamadın.

Sevgin aşkın kaç birimi,
Nura döndürsem kirimi;
Ne ölümü, ne dirimi,
Beni sen de anlamadın.

Dört mevsimin dördü de güz
Duam ile gece gündüz;
Dağları ettim de dümdüz,
Beni sen de anlamadın.

Arkadaşım var yellerden,
Gideceğim bu ellerden.
Gözlerimdeki sellerden,
Beni sen de anlamadın.

Hamit Hayal / Gönen / 31.07.2013

Karıştırdım kördüğümü

Bu aşktan ne kaldı elde,
Sen de bir gün sorabilsen.
Savrulup gittim bir yelde,
Bir yaram var, sarabilsen.

İlerisin özende sen,
Sevindiren, üzende sen.
Her sırrımı çözende sen,
Gönlüme bir girebilsen.

Kalben duyduğum minnetim,
Cehennem ile cennetim;
Artıyor her gün cinnetim,
İmdat edip, erebilsen.

Kalmadı aşkımda ülkü,
Virane eyledim mülkü.
Elveda diyen bir türkü,
Yüreğimden derebilsen.

Bitti açlık, aşka tokum,
Artık yaydan çıktı okum.
Ben ya varım, ya da yokum,
Dünyam yıkık, kurabilsen.

Cenaze ile düğünü,
Karıştırdım kördüğümü.
Benim sende gördüğümü,
Sen de ben de görebilsen.

Hamit Hayal / Gönen / 28.07.2013

Bu yorulmuş özlemi

Bir rüyada beni benden alan yar,
Bir hayale daldığımı anlarsın.
Gözleriyle gözlerime dalan yar,
Sensiz garip kaldığımı anlarsın.

Kalp zikreder, bir gün dilin anarsa,
Senin de bir yüreğin var, kanarsa;
Gönlüne bir ateş düşüp, yanarsa,
Gözyaşımı saldığımı anlarsın.

Neredesin, şimdi hangi zeminde,
Hicran dolu gözlerimin neminde.
Bundan sonra her ayrılık deminde,
Güz değince solduğumu anlarsın.

Bu ayrılık yaktı beni nar gibi,
Saçlarına aklar düştü, kar gibi.
Seninde bir ince derdin var gibi,
Bir divane olduğumu anlarsın.

Bir tatlı dil, hep vefakâr bir eda,
Ne kaldı geriye senden bir seda?
Her ayrılık getirirmiş bir veda,
Yüreğimden dolduğumu anlarsın.

Nice ince duyguyla mı, sözle mi,
Beni yakan bir çift elâ gözle mi?
Al içimden bu yorulmuş özlemi,
Bir gün benim öldüğümü anlarsın.

Hamit Hayal / Gönen / 27.07.2013

Sevenler için

Ayrılık sevenler için bir kader,
Deyip de gidişin, nereye kadar?
Sevdana adanmış yorgun ömrümü,
Yeyip de gidişin, nereye kadar?

Kesilmek bilmiyor içindeki hız,
Varlığımı verip, harcadığım kız;
Yüzümde güneşim, gönlümde yıldız,
Kayıp da gidişin, nereye kadar?

Ben seni katarım eski şanıma,
İnsaf et sevdiğim, girme kanıma.
Aşkına adanmış masum canıma,
Kıyıp da gidişin, nereye kadar?

Ne diyeyim, karşımdasın el gibi,
Yıkıp geçtin yüreğimi sel gibi.
Karlı dağdan tipi, boran, yel gibi,
Esip de gidişin nereye kadar?

Bu sevda giderek döndü harama,
Demişsin ki; “Bir daha hiç arama”,
Sen benim kalbimde onmaz yarama,
Değip de gidişin nereye kadar?

Baktım da ben ateşlere atana,
İsyan ettim, derdime dert katana.
Olur olmaz böyle bir gün şeytana,
Uyup da gidişin nereye kadar?

Ayrılık başlamış demek ta özden,
Ne zaman çıkardın sen beni gözden?
Sevdiğim ezelde verdiğin sözden,
Cayıp da gidişin nereye kadar?

Şimdiden yüreğim hüznüne daldı,
Derim ki yaratan verdi ve aldı.
Yılar, aylar bitti, bir gün mü kaldı,
Sayıp da gidişin nereye kadar.

İçimde derdim var, dışımda berem,
Benim yandığımca yanmadı Kerem.
Sen benim derdimin adını verem,
Koyup da gidişin, nereye kadar?

Hamit Hayal / Gönen / 28.07.2013

1 … 129 130 131 132 133 … 162