Sılam çeker
Senelerdir unutulmuş şu köyün
Dağlarında hırçın esen yel vardır.
Mutlu idik ekmek bulsak bir öğün
Bağrı yanık, gözlerinde sel vardır.
Dor atların ter bulanmış sağrısı
Dinmez bizim kalbimizin ağrısı.
Bu toprağın hasret yüklü çağrısı
Sır misali manasında gel vardır.
Geceleri göz ağlarken, gün yasta
İflah etmez derde düçar her hasta.
Dokun bana bir rüyada vur, sarsta
Yollar uzun, bir bükülü bel vardır.
En sevgili, en erilmez ulyada
Çocukluğum geçti sanki rüyada.
Bir hakikat, bu vefasız dünyada
Onu bize unutturan el vardır.
Sılam çeker, dağlar sıra önümde
Ömür kısa, gün bekliyor dönümde.
Şimdi benim pare pare gönlümde
Dokundukça inleyen bir tel vardır
Hamit Hayal / 09112021
