Doğum günde

Ağır çizgilerle bunalmış yüzün

Kırık aynalarda gülüşün yeter.

Dilerim güldürme bahtını güzün

Sürgün hasretlerle ölüşün yeter.

 

İnsanı beklermiş kaderi sonda.

Donar mı saatin akrebi onda?

Zamanın küstüğü ilk istasyonda

Bir tadımlık olsun, kalışın yeter.

 

Sessiz çığlıkların son demi tizde

İstersen şekil ver, bir daha çizde.

Bir gün silinmeden yoldaki izde

Yalnızca bir adım gelişin yeter.

 

Han’ın kaderinde bilmek hancıyı

Her yolcu yaşatır bir hoş sancıyı.

Tatlının yanında öksüz acıyı

Senin benim diye bölüşün yeter.

 

Vefasızlık var diyorlar ününde

Hangi gerçek hikâyeler dününde?

Keşke hatırlasan doğum gününde

Bir garip yolcuyum, bilişin yeter.

               Hamit Hayal / 14.01.2023

Bir yanıt yazın