Beni sarhoş eden meydi günahım

Belki bu cihanda yok idi dengin,
Eğilmez başımı eğdi günahım.
Kalbime düşmüştü bakışın engin,
Onulmaz yarama değdi günahım.

Şimdi bir seraptır o çok uzak el,
Dualar eklemiş, gel demiştim gel.
Gönlümde bir ateş ve gözümde sel,
Beni sarhoş eden meydi günahım.

Sonunu bekledim bir yıkık handa,
Sevince görürsün dedim bir yanda.
Çıkmıştın karşıma ummadık anda,
Tarif edilmez bir şeydi günahım.

Aklımda olsan da bir rengin isim,
Ruhun bir kara taş,bedenin cisim.
Tükendim, sevmeye kalmadı hissim,
Artık bilmiyorum, neydi günahım?

Hamit Hayal /Gönen / 12.10.2014

Bir saymışım hasretimi hüzünden

Bir saymışım hasretimi hüzünden,
Gözünde bir hiçmiş kadar sarhoşum.
Karşılık bulmayan sevgim yüzünden,
Sanki her gün içmiş kadar sarhoşum.

Hakikati hep ararken yalanda,
Gönül gezer sanki boş bir alanda.
Giden zalim, farklı değil kalanda,
Hep kendimden geçmiş kadar sarhoşum.

Sende şayet biraz sevgi var ise,
Görünmezsin, neden daldın bir sise?
Bense mahkûm darmadağın bir hisse,
Nice günah biçmiş kadar sarhoşum.

Mutlu idim birkaç satır yazınca,
Zormuş hasret yangınları azınca.
Zulüm çıkar yüreğinden kazınca,
Bir gönülden göçmüş kadar sarhoşum.

Vuslat hayal, ayrılık var rüyada,
Hep aynı şey yalan aşkta, hülyada;
Neden sevdim bilmem ki bu dünyada,
Seni bulmak güçmüş kadar sarhoşum.

Bir saymışım hasretimi hüzünden,
Gözünde bir hiçmiş kadar sarhoşum.
Karşılık bulmayan sevgim yüzünden,
Sanki her gün içmiş kadar sarhoşum.

Hamit Hayal / Gönen / 11.10.2014

Belki hâlâ kalbinde bir yarayım

Neden hala ömrümde bir çilesin,
Kim var seni güldürmeyi başardı?
Gönül aşkı senden nasıl dilesin?
Sevdim dedim, gözlerin mi yaşardı?

Derin rüyalardan uyan desem boş,
Ne sen kaldın ne yaşamın tadı hoş;
Seni sevdiğimden beri dil sarhoş,
Ferhat olsa zor dağlardan aşardı.

Neredesin, seni nerde arayım,
Göster bana katına yol, varayım,
Belki hâlâ kalbinde bir yarayım,
Gönlüm çağlar, sevinçlerle taşardı.

Kısacık bir mevsim ya da bir anlık,
Öyle değil, ömür boyu pişmanlık.
Senin bana bu yaptığın düşmanlık,
Seven sevdiğine ancak koşardı.

Kaderin şu yazıldığı cüzde mi,
Aşkın sırrı taşıdığın yüzde mi?
Anlıyorum, kapımda son güz demi,
Yüreğine hazanlar mı düşerdi?

Hamit Hayal / Gönen / 09.10.2014

Gönlüne bir yüz düşünce ağladın

Zihnindeki mazi denen bir resim,
Gönlüne bir yüz düşünce ağladın.
Varla yoğun arasında bir mevsim,
Ömrüne bir güz düşünce ağladın.

İstiyorsan benden beni al ve git,
Belki bir an, birkaç saat kal ve git;
En sonunda bir hayale dal ve git,
Aklına bir giz düşünce ağladın.

Dünyada tutsaktır aşkın erdemi,
Bir kere sevdin mi zordur her demi.
Giderken meçhule doğru son gemi,
Yoluna bir iz düşünce ağladın.

En muazzez derdimdir bu çekerim,
Belki bundan sonra dönmez tekerim.
Kalp niyaz ederse Mevla’mız kerim,
Kaderden bir cüz düşünce ağladın.

Hayal Beyi bilmiyorum noldun da,
Gönlün ağlar, gözlerinle doldun da;
Gitmeyen bir şey mi var ki yolunda,
Özüne bir köz düşünce ağladın.

Hamit Hayal / Gönen / 08.10.2014

Gir içeri, kalma yorgun eşikte

Sürme artık, bulamazsın izimi,
Mazi olmuş yıllarımda sen varsın.
Pişman olup dövsem de boş dizimi,
Gurbet gurbet yollarımda sen varsın

Şahlar düştü, geldi geçti hanlarda,
Günahım sen, dilimde ki zanlarda.
Gönlü olan bir bakışta anlarda,
Benim yorgun hallerimde sen varsın.

Hasret beni yüreğimden vururken,
Bu hal nedir böyle durup dururken?
Ümitsizim, gözyaşlarım kururken,
Bütün çıkmaz fallarımda sen varsın.

Tatmadıysan hasretin en zorunu,
Çözmek zordur aşka dair sorunu.
Görmez gözün yüreğimin korunu,
Yanıp gittim, küllerimde sen varsın

Beni katsan hayat denen koşuna,
Nasıl gitmez seni sevmem hoşuna?
Ne demiştin; “Kürek çekme boşuna.”
Gözyaşından sellerimde sen varsın

Gir içeri, kalma yorgun eşikte,
Duygularım öyle delik deşikte;
Kırk yıl önce uyuttuğun beşikte,
Her düşümde kollarımda sen varsın.

Hamit Hayal / Gönen / 06.10.2014

1 77 78 79 80 81 178