“Kader seni yazdı, banasın.”; Demiş.

“Sevgili her demde gözleri dolup,
Aklına düşersem anasın.” ; Demiş.
“Hicran alevinde tarumar olup,
Kalbinde bir yara kanasın.”; Demiş.

“Ayrılık mı zordur, ölmek mi ağır,
Benim hicranına gül neden sağır?
Gönlünde yer var mı gelirim, çağır,
Kader seni yazdı, banasın.”; Demiş.

“Çekilmez bu kahır ağır olunca,
İşliyor kaderin hükmü yolunca.
Gönül sitem eder, göz yaş dolunca,
Hayal Bey özünce yanasın”; Demiş.

Şu hasret neden zor, ayrılık arsız,
Ömür ziyan oldu, günlerim kârsız;
Şimdi içimde bir gurbet var, yarsız,
Bir meal ya da bir manasın.”; Demiş.

Hamit Hayal / Gönen / 07.11.2014

Ne olur sus, bir kelime söyleme

Gözlerin uzakta bir yere dalsın,
Ne olur sus, bir kelime söyleme.
Yaşanmış ne varsa mazide kalsın,
Ne olur sus, bir kelime söyleme.

Öyle bir duygu ki belki her anda,
Bir yanda sitem var, kahır bir yanda.
Bir umut olsa da çıkmadık canda,
Ne olur sus, bir kelime söyleme.

Ayrılık aşklarda eski bir töre,
Ağlamak ve yanmak bir hükme göre.
Seni sevmek ne verir ki bu köre,
Ne olur sus, bir kelime söyleme.

Bozuldu kalmadı sevdamın akdi,
Varlığı tükettim, harcadım nakdi.
Şimdi ben ağlarken bu hicran vakti.
Ne olur sus, bir kelime söyleme.

Arzular biter de, kalmazsa neva,
Gülüşün bir çare, bakışın deva.
Seni sevmek bende heves ve heva,
Ne olur sus, bir kelime söyleme.

Hamit Hayal / Gönen / 04.11.2014

Sevda fısıldamaz burda yel artık

Ötelerden bir gülüştü gözlerin,
Gönlümde ki bu alevi sen yaktın.
Kaderime bir gün düştü gözlerin,
Gönlümde ki bu alevi sen yaktın.

Gözden ırak olsan ne yazar sanki
Yine hep aynısın, gördüğüm anki;
Anlamak istersen sevdamla yan ki,
Gönlümde ki bu alevi sen yaktın.

Yüklenmek zor günahını, kirini,
Bulmak için dönüp durdum Şirin’i.
Neden sevdim benim olmaz birini,
Gönlümde ki bu alevi sen yaktın.

Tutmak istediğim an benden kaçar,
Ellerim koynumda kalmışım naçar.
Vurgun yemiş hangi bağda gül açar?
Gönlümde ki bu alevi sen yaktın.

Sevda fısıldamaz burda yel artık,
Hasretin var bir de gözde sel artık;
Bütün yollar senin olsun, gel artık,
Gönlümde ki bu alevi sen yaktın.

Hamit Hayal / Gönen / 02.11.2014

Bana hüzün kalıyormuş, sana ne?

Değişme, sen eski rüyanla uyu,
Yıllar yalan oluyormuş, sana ne?
İçine düştüğüm bir derin kuyu,
Gözlerim yaş doluyormuş, sana ne?

Yol alırken ben bir densiz hüzünde,
Bulamadım cemalinde, yüzünde.
Gelme artık aşkın bu son güzünde,
Gün bir ufka dalıyormuş, sana ne?

Devrilecek şu başı dik dağlarda,
Hani Aslı, Kerem niçin ağlarda;
Bülbül gitmiş, viran olmuş bağlarda,
Nice güller soluyormuş, sana ne?

Bırakmadın, tükenmede umudum,
Söyle senin aşkın neden bir yudum?
Dokundukça her teline ben udum,
Bitmez hicran çalıyormuş, sana ne?

Var gül eğlen sitemince, nazınca,
Sen çıkarsın yüreğimden kazınca.
Bir gün kader son hükmünü yazınca,
Bana hüzün kalıyormuş, sana ne?

Hamit Hayal / Gönen / 01.10.2014

Senden başka pişmanlığım olmadı

Bir mana ver başımdaki hoşluğa,
Sevda eken bir Leyla’sın sevdiğim.
Hiç durmadan kalbimdeki boşluğa,
Tutup çeken bir Leyla’sın sevdiğim.

Ümitlerim, tutkularım, yaşlarım,
Benim elbet sana değil taşlarım.
İstiyorsan yeni baştan başlarım,
Beni yıkan bir Leyla’sın sevdiğim.

Bu bir alev, ta özümü yalarken,
Neden böyle aşk kapıyı çalarken.
Şimdi gözüm bir boşluğa dalarken,
Güze bakan bir Leyla’sın sevdiğim.

Irmak ırmak gözyaşımla ördüğüm,
Sevda nedir, sadece bir kördüğüm.
Benim her gün bir rüyada gördüğüm,
Gönül yakan bir Leyla’sın sevdiğim.

Neden yüzün anılarda solmadı,
Uzun sürdü, gönül çilem dolmadı.
Senden başka pişmanlığım olmadı,
Gözden akan bir Leyla’sın sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 31.10.2014

1 74 75 76 77 78 178