Annem bilmiyorum ayrılık neden

Bütün ümitlerim bittikten sonra
Kurumaz gözümde yaş anneciğim.
Terk edip dünyamı gittikten sonra
Öksüzüm, bir yalnız baş anneciğim.

Bitmesin bu sadet, hep sürsün derken
Mevsimler değişti, kış geldi erken.
Kalbimde bir hüzün, yere düşerken
Gönül duvarımdan taş anneciğim.

Ölümsüz anılar, ölse de beden
Bir aşka ömrünü armağan eden.
Annem bilmiyorum ayrılık neden
Yaşanmış zamanlar düş anneciğim.

İçimden duyarım sana hep minnet
Varlığın bir hayat, yokluğun cinnet.
Dilerim ki kabrin olsun bir cennet
Seninle rüyalar hoş anneciğim.

Belki bir meçhuldür ardı dünyanın
Ruhumu bin hüznü sardı dünyanın.
Sen varken manası vardı dünyanın
Şimdi dünya yalan, boş anneciğim.

Hamit Hayal / Gönen / 26.04.2015

Bir şafak vaktinde Allah’a secde

Rabbimiz tamamla kalplerde nuru
İstemem dünyada sevginden başka.
Neden ruhlarımız çorak ve kuru
Bu çağda yönelmek mümkün mü aşka?

Bir düşte serabı ararken nesil
Hiçlik var sadece elde, avuçta.
Bağışla, bu çağın günahını sil
İmansız ne kadar kalmak zor uçta

Gönüller dergâhı Allah’a arzın
Ölüm bir kaderdir, bekler siperde.
Belki çözmek zordur sırrını farzın
İnsanın gözünde varken bir perde.

Alır gider seni bir hiçe inkâr
Nefsim yaratanda aşkı gör asıl.
Böyle murat etmiş ezelden hünkâr
Ölüm mü, zamanda belki bir fasıl.

Bir şafak vaktinde Allah’a secde
Yoksa masum değil artık çürüme.
Aşkın gecesinde gelmezsen vecde
Ey nefsim sürüklen sonsuz cürüme.

Hangi dağa değse şu ölüm gördüm
Bir kader yazılmış, alında hüküm.
Ya ben bilmiyordum ya da bir kördüm
Devrilen dağlardan ağırmış yüküm.

Hamit Hayal / Gönen / 25.04.2015

Ne canları alıp gitti şu ölüm

Ömre bir karanlık misali çöküp
Ne canları alıp gitti şu ölüm.
Nice çınarları kökünden söküp
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Gelen gitti, veda etti yaşama
Ölüm, belki zamanda bir aşama.
Güle değdi, kanat vurdu paşama
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Bir uyanış ötesi bir hülyadan
Başı sonu bir tadımlık rüyadan.
Karşılıksız sevdiğimiz dünyadan
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Kader üstü bir ilahi nedenden
Hüküm vardır bizi fani edenden.
Özü kara toprak olan bedenden
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Aslında ne yakın ölüm ne ırak
Ne ölüm ustadır ne ölen çırak.
Arkada bıraktı hüzün ve firak
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Hamit Hayal / Gönen / 24.04.2015

Aşkın kelâmına düşünce hüzün

Gönül şimdi esiridir bir güzün
Bu sene bir bahar gelmeyecekmiş.
Aşkın kelamına düşünce hüzün
Bu sene bir bahar gelmeyecekmiş.

Daldım da gönlümde viran bağlara
İmrendim o eski geçen çağlara.
Yol vermez vefasız, karlı dağlara
Bu sene bir bahar gelmeyecekmiş.

Bekle ey ayrılık pustuğun yerde
Hüzün kelamları kustuğun yerde.
Ben hâlâ ordayım, sustuğun yerde
Bu sene bir bahar gelmeyecekmiş.

Sen bana gönlünde bir yer bırak ta
Varsın ümitlerim kalsın ırakta.
Bize hüzün düşer, yakar firakta
Bu sene bir bahar gelmeyecekmiş.

Nice ümitleri götüren selden
Bir haber bekledim, gelmedi yelden.
Uçun kuşlar uçun, göçün bu elden
Bu sene bir bahar gelmeyecekmiş.

Hamit Hayal / Gönen / 26.03.2015

Şimdi bahar bir sevdadır Herat’ta

Kafkasya’nın karlı dağı göklerde
Boynu bükük eser orda yel şimdi.
Atam göçmüş, kurumuş ya köklerde
Nice sevdiklerim orda el şimdi

Her dem gözyaşıdır tarihte yazan
Mevsimler uykuda, yıllar bir hazan.
Hasret bir yangındır Tuna da azan
Kudret bitti, bükülmede bel şimdi.

Hak yolunda düşen yüce başları
Mahzun bekler yorgun mezar taşları.
Neden düştük, neden bu gözyaşları
Dikenler içinde kalmış gül şimdi

Engin yokuşlara atımı vurdum,
Yine coşkun hallerimle düş kurdum.
Anayurdum, ata yurdum, ak yurdum
Bir zamanlar mamur idi, kül şimdi.

Gamlı Baykuş düşe dalmış serhatta
Malkoçoğlum, nice düşmüş her hatta?
Şimdi bahar bir sevdadır Heratta,
Hüzün değdi, gözlerimde sel şimdi.

Hamit Hayal / Gönen / 24.03.2015

1 59 60 61 62 63 178