Bana hüzün kalıyormuş, sana ne?

Değişme, sen eski rüyanla uyu,
Yıllar yalan oluyormuş, sana ne?
İçine düştüğüm bir derin kuyu,
Gözlerim yaş doluyormuş, sana ne?

Yol alırken ben bir densiz hüzünde,
Bulamadım cemalinde, yüzünde.
Gelme artık aşkın bu son güzünde,
Gün bir ufka dalıyormuş, sana ne?

Devrilecek şu başı dik dağlarda,
Hani Aslı, Kerem niçin ağlarda;
Bülbül gitmiş, viran olmuş bağlarda,
Nice güller soluyormuş, sana ne?

Bırakmadın, tükenmede umudum,
Söyle senin aşkın neden bir yudum?
Dokundukça her teline ben udum,
Bitmez hicran çalıyormuş, sana ne?

Var gül eğlen sitemince, nazınca,
Sen çıkarsın yüreğimden kazınca.
Bir gün kader son hükmünü yazınca,
Bana hüzün kalıyormuş, sana ne?

Hamit Hayal / Gönen / 01.10.2014

Senden başka pişmanlığım olmadı

Bir mana ver başımdaki hoşluğa,
Sevda eken bir Leyla’sın sevdiğim.
Hiç durmadan kalbimdeki boşluğa,
Tutup çeken bir Leyla’sın sevdiğim.

Ümitlerim, tutkularım, yaşlarım,
Benim elbet sana değil taşlarım.
İstiyorsan yeni baştan başlarım,
Beni yıkan bir Leyla’sın sevdiğim.

Bu bir alev, ta özümü yalarken,
Neden böyle aşk kapıyı çalarken.
Şimdi gözüm bir boşluğa dalarken,
Güze bakan bir Leyla’sın sevdiğim.

Irmak ırmak gözyaşımla ördüğüm,
Sevda nedir, sadece bir kördüğüm.
Benim her gün bir rüyada gördüğüm,
Gönül yakan bir Leyla’sın sevdiğim.

Neden yüzün anılarda solmadı,
Uzun sürdü, gönül çilem dolmadı.
Senden başka pişmanlığım olmadı,
Gözden akan bir Leyla’sın sevdiğim.

Hamit Hayal / Gönen / 31.10.2014

Nasıl düşlediyse kader bir tasım

Sağın mı vurgun yer, inler mi solun,
Gül hasretten ağlar, zar bu şehirde.
Yıllar sonra bir gün düşerse yolun,
Kaderden bir dostun var bu şehirde

İstediğim, bırakma tut elimi,
Gelip geçen bir sevdanın yelimi?
Gönül yandı, felek büktü belimi,
Saçlara yağmıştır kar bu şehirde.

Bazen esiriyiz hayal ve hiçin,
Yıllar sonra bile gelmedin, niçin?
Gözlerin ağlamaz, yanmaz mı için,
Sensizlik bir çile, zor bu şehirde.

Akıbetim ötelerden bir okta,
Öldür beni, istiyorsan koy nokta.
Gönül denen derununda yer yokta,
İnleten yaramı sar bu şehirde.

Dilin kurşun sıkar, gözlerin hasım,
Ne zaman bitecek, bilinmez yasım.
Nasıl düşlediyse kader bir tasım,
Şimdi bir yabancı yar bu şehirde.

Hamit Hayal / Gönen / 30.10.2014

İstersen bekleyim daha kaç asır?

Gönül isterdi ki yalnız dünyamda,
Mutluluk duyardım sende olsaydın.
Vuslatı düşlerken sonsuz rüyamda,
Mutluluk duyardım sende olsaydın.

Hükmünü icra et, düş bir parafta,
Kaybettim, doğrul yol hangi tarafta.
Ben seni beklerken her gün arafta,
Mutluluk duyardım sende olsaydın.

Ağır cümlelerin, keskin sözlerin,
Ufkuma düşmüştü sanki gözlerin.
Kalbimi yakarken hasret közlerin,
Mutluluk duyardım sende olsaydın.

İşin sırrı malum, âşık edende,
Hakikat saklanmış her zor nedende.
Ruhumla beklerken köhne bedende,
Mutluluk duyardım sende olsaydın.

Adını tazimle andığım Nihan,
Ne sen anlıyorsun beni ne cihan.
Dünyada en zor şey aşkla imtihan,
Mutluluk duyardım sende olsaydın.

Düşlerde öpmekten dudağım nasır,
İstersen bekleyim daha kaç asır?
Bu perde inerken, çözülürken sır,
Mutluluk duyardım sende olsaydın.

Hamit Hayal / Gönen / 28.10.2014

Sen bu kahrı bana gördükçe layık

Nice hayal ettim, düşler kurdum da,
Bülbüller ötmedi, biliyor musun?
Sen gittin gideli gönül yurdum da,
Ocaklar tütmedi, biliyor musun?

Keşke olmasaydı sonu bu, keşke,
Bir ömür harcadım bu bahtsız aşka.
İnan gönül seni sevmekten başka,
Bir gaye gütmedi, biliyor musun?

Aşkın zindanında doldurdum çile,
Mecnunlar düşmedi düştüğüm çöle.
Zincirden kurtulmak isterken köle,
Bir ömür yetmedi, biliyor musun?

Sen bana yetersin, olmasın mülküm,
Derdim hasretindir, sevdandır yüküm.
Kaderin hakkımda verdiği hüküm,
Hiç mutlu etmedi, biliyor musun?

Ne densiz iftira sözüm ne sayık,
Günahkâr adamım, gezmedim ayık.
Sen bu kahrı bana gördükçe lâyık,
Çilem hiç bitmedi, biliyor musun?

Bir çöl fırtınası, değil bir esim,
Ayrılık, anladım bir başka mevsim.
Gözümün önünden yırtık bir resim,
Belki hiç gitmedi, biliyor musun?

Hamit Hayal / Gönen / 27.10.2014

1 72 73 74 75 76 172