İçeriğe geç

Kategori: Din Tasavvuf Şiirleri

Bir şafak vaktinde Allah’a secde

Kategori: Din Tasavvuf Şiirleri, ve Şiirler

Rabbimiz tamamla kalplerde nuru
İstemem dünyada sevginden başka.
Neden ruhlarımız çorak ve kuru
Bu çağda yönelmek mümkün mü aşka?

Bir düşte serabı ararken nesil
Hiçlik var sadece elde, avuçta.
Bağışla, bu çağın günahını sil
İmansız ne kadar kalmak zor uçta

Gönüller dergâhı Allah’a arzın
Ölüm bir kaderdir, bekler siperde.
Belki çözmek zordur sırrını farzın
İnsanın gözünde varken bir perde.

Alır gider seni bir hiçe inkâr
Nefsim yaratanda aşkı gör asıl.
Böyle murat etmiş ezelden hünkâr
Ölüm mü, zamanda belki bir fasıl.

Bir şafak vaktinde Allah’a secde
Yoksa masum değil artık çürüme.
Aşkın gecesinde gelmezsen vecde
Ey nefsim sürüklen sonsuz cürüme.

Hangi dağa değse şu ölüm gördüm
Bir kader yazılmış, alında hüküm.
Ya ben bilmiyordum ya da bir kördüm
Devrilen dağlardan ağırmış yüküm.

Hamit Hayal / Gönen / 25.04.2015

Ne canları alıp gitti şu ölüm

Kategori: Din Tasavvuf Şiirleri, ve Şiirler

Ömre bir karanlık misali çöküp
Ne canları alıp gitti şu ölüm.
Nice çınarları kökünden söküp
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Gelen gitti, veda etti yaşama
Ölüm, belki zamanda bir aşama.
Güle değdi, kanat vurdu paşama
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Bir uyanış ötesi bir hülyadan
Başı sonu bir tadımlık rüyadan.
Karşılıksız sevdiğimiz dünyadan
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Kader üstü bir ilahi nedenden
Hüküm vardır bizi fani edenden.
Özü kara toprak olan bedenden
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Aslında ne yakın ölüm ne ırak
Ne ölüm ustadır ne ölen çırak.
Arkada bıraktı hüzün ve firak
Ne canları alıp gitti şu ölüm.

Hamit Hayal / Gönen / 24.04.2015

İtaat et nefsim

Kategori: Din Tasavvuf Şiirleri, ve Şiirler

Edeptir insanda özü kulluğun,
Ahitçe Rabbine itaat et nefsim.
Bir hüccettir bağlar sözü kulluğun,
Zahitçe Rabbine itaat et nefsim.

Sana düşen itaattir zarifçe,
Allah dostu kul misali, arifçe;
Kaderin hükmüdür bağlar tarifçe,
Cahit’çe Rabbine itaat et nefsim.

İnle yüreğinden, ağla göz ile,
Kalbinle hatırla, zikret söz ile;
Kula düşen secde etmek öz ile.
Nahit’çe Rabbine itaat et nefsim.

Zikir mi ürettin bir ulu cemde?
Kudretler tükendi fakir hecemde,
Saat dönmededir, sen hangi demde,
Vahit’çe Rabbine itaat et nefsim.

İnsanın bir kara topraktır aslı,
Ömür biter, başlar ölümün faslı.
Boynun bükük olsun, yüreğin yaslı,
Şahitçe rabbine itaat et nefsim.

Hamit HAYAL / Gönen / 25. 11.2011

Bir bayram sabahına uyanırken dünyamız

Kategori: Din Tasavvuf Şiirleri, ve Şiirler

Gönül ister ki bunca acılar dünde kalsın,
Bir bayram sabahına uyanırken dünyamız.
Garip, yoksul ve yetim dünyadan murat alsın,
Bir sonsuzluk deminde hiç bitmesin rüyamız.

Ne bir engin, yorulmuş hasretlere erilir,
Ne de hakikat olur, şahlanır Onsuz düşler.
Her kimin bir hasreti varsa eğer, verilir.
Kırılmış gönüllerde yaşar mı sonsuz düşler,

Neden hâlâ anlamsız insanın savaşları,
Neden Hakka bakışta kahreden bunca sığlık?
Bazen Filistin olmuş dünyanın gözyaşları,
Bazen çok ötelerden, Sincan’da derin çığlık.

Hakikati arayan kalplerde hâlâ kırık,
Bir zamanlar Bosna’ydı ateşler altında kül.
Ve hâlâ müminlerin kalbinde bir hıçkırık,
Bilmiyorum, bu çağda kalmış mıdır açmış gül?

Parmakları kınalı nineler şimdi yasta,
Ölüm tarlalarında esir kalmış ya Gülşen.
Medeniyet denilen bu bakış dünden hasta,
En uzak diyarlardan en yakına kimdir şen?

Hani nerde diriltip, aşka umut verenler,
Çözülmüş ve çürümüş her gönülde bir şaki.
Oysa ne yiğitlikler kaldı ne alperenler,
Bir yanda zulüm ve kin, bir yanda puştluk baki,

Veda edip ebedi içimizde putlara,
İbrahim makamından çağlar ötesi çağrı,
Koşun ey sevgililer gökten inmiş kutlara,
Ne hasret kalsın bugün, ne kalplerde bir ağrı.

Bir hayal ötesinden kapıyı çalan kimdi,
Dilimde bir isyanla istiyorum haykırmak.
Gönül sadetle dolan eski zamanda şimdi,
Heyhat, hatıralardan zihnimde coşkun ırmak.

Nemrutun ateşinde yanan kimin günahı,
Ey nefsim tutun artık, anlamak için yanda.
Anlarız elbet bir gün yandığımız gün ahı,
En mübarek bayramlar diliyorum bu anda.

Her zalim günahınca inşa eder bir eser,
Maveradan öteye geçmesin, burda kalsın.
Kardeşlik denen ahtın yerinde yel mi eser,
Bir ilahi hüküm mü, bu dünya kurda kalsın?

Ne ayrılık sevdanın vuslatla biten faslı,
Ne Ferhat’ı bekleyen Şirin kaldı âlemde.
Ve hâlâ bilinmeyen ölüm ne, nedir aslı.
Yoruldu günahları yazan mahzun kalemde,

Ümitsizlik ruhumu dirilten aşka engel.
Tatmak varken âlemde nice günler nice ak;
Umulmadık yerlerden çıkıyor başka engel.
Bir sonsuz duam kaldı yüreğimde bir de Hak,

Nice yanmış gönülde ümit olmak isterdim,
Daha kaç yıl sürecek dünyada bunca hüzün?
Neden böyle bitmiyor ebed mi benim derdim,
Şimdi mahzun olmaya doğru yanmış bir yüzün.

Aslında kapıları ardınca açık Hakkın,
Bir vedaya elveda değil ruhumda ki güz.
Şimdi dualarında kim Hakka öyle yakın,
Bu bayram sabahında gülsün kaderden bir cüz.

Yeniden bir diriliş ile gönül bağımız,
Tutmalıyız elinden, yücelmeli umutlar.
Hep böyle yanmamalı biliyorum çağımız,
Bu bayram sabahında dağılmalı bulutlar.

Ve kim ki yüreğini hakikate açarsa,
Zamanlar ötesinden Arş’a yakın yerdesin.
Kim bir yudum hayatın baharında naçarsa,
Ne hükmü olur adı bayram olsa her dersin.

Bayramlar güzelliğin zirve yaptığı zemin,
Gönül coşkunluğuyla şaha kalktığı zaman;
Her kim ki yaradanın merhametinden emin,
Gerçek sadet deminde gözler aktığı zaman.

Ey insanlık! İlahi hükümce varsa cezan,
Karanlık gecelerin nurlu sabahında dil;
Bir başka manasıyla bu şafakta ilk ezan,
Hem gözler ağlamalı hem gönüller bunu bil.

Ruhlar ve bedenlerle secdede iken başlar,
Bir düşünme faslında bitsin bu soysuz cinnet.
Teslimiyet kalplerde gül açtığı an başlar,
Bilmeliyim bu bayram keşfederken bir cennet,

Gönül ister ki bunca acılar dünde kalsın,
Bir bayram sabahına uyanırken dünyamız.
Garip, yoksul ve yetim dünyadan murat alsın,
Bir sonsuzluk deminde hiç bitmesin rüyamız.

Hamit Hayal / Gönen / 04.10.2014

Rahmetin bir başka cüzü bayramlar

Kategori: Din Tasavvuf Şiirleri, ve Şiirler

Hasret kapısının çalacak zili,
Rahmetin bir başka sözü bayramlar.
Yitiktir, bu çağın ne desin dili,
Rahmetin bir başka özü bayramlar.

Ey dili bağlanmış zincirli köle,
Sanki hiç merhamet inmedi çöle.
Kaç asır sürecek şu nankör çile,
Rahmetin bir başka izi bayramlar.

Hicranda kurumuş kalmış köksüzler,
Merhamet dilenin bugün göksüzler.
Garip ve kimsesiz, yalnız öksüzler,
Rahmetin bir başka gizi bayramlar.

Yas mı var bitirin, tütün ocaklar,
Uyanın rüyaya dalmış bucaklar.
Allahım! En güzel aşkla kucaklar,
Rahmetin bir başka, bizi bayramlar.

İnin yeryüzüne inin melekler,
Ebedi bir sadet bekler felekler.
En coşkun hasretle yüklü bellekler,
Rahmetin bir başka yüzü bayramlar.

En mutlu zamana hâl ördüğümüz,
Çileyle karılmış bir kördüğümüz.
Şunun şurasında tek gördüğümüz,
Rahmetin bir başka cüzü bayramlar.

Hamit Hayal / Gönen / 28.07.2014

Hasretin var yara gönül

Kategori: Din Tasavvuf Şiirleri, ve Şiirler

Hani nerde dostla bağın,
Neden bunca ara gönül?
Yola düş geçmeden çağın,
Dostu dostta ara gönül.

Allah aşka etmiş ferman,
Zor olsa da bir gün varman.
Yıllar var ki bekler derman,
Sende ki bu yara gönül.

Hangi gönülde var büstün,
Kimden yüz çevirdin, küstün?
Hak katında aşk en üstün,
Yakar seni nara gönül.

Hüzün dışta değil, içte,
Özrün çare değil hiçte.
Görürüsün ne ektin, biçte.
Düşme bir gün dara gönül.

Dikerler bengi taşını,
Kaldır Allah’a başını.
Keşke bilsen gözyaşını,
Derdine bir çare gönül.

Bazen sarhoş, bazen kanık,
Senden başka var mı sanık?
Anlıyorum, gönlün yanık,
Hasretin var yara gönül.

Hamit Hayal / Gönen / 08.06.2014