“Hasretin ne,” dersen, “hiç”, diyeceğim

Benden varlığımı alan gözlerle,
“Hasretin ne?” dersen, “hiç”, diyeceğim;
Bir gün gözlerime dalan gözlerle,
“Hasretin ne?” dersen, “hiç”, diyeceğim.

Aramızda perde, saklı esası,
Elimde olsa ne kudret asası;
Bir hükme bağlanmış aşkın yasası,
“Hasretin ne?” dersen, “hiç”, diyeceğim.

Gözlerimden aktın yaz seli gibi,
Gönlümü kavurdun güz yeli gibi;
Ben seni sevsem de hep deli gibi,
“Hasretin ne?” dersen, “hiç”, diyeceğim.

Hasretin hep derin, elemin başka,
Ben senin yüzünden düştüm bu aşka;
Gönül sarayından düşsem bir köşke,
“Hasretin ne?” dersen, “hiç”, diyeceğim.

Ne dağlar aşılır, ne yollar biter
Ayrılık hep zormuş, sensizlik beter,
Rüyamda olsan da bir gölge, yeter;
“Hasretin ne?” dersen, “hiç”, diyeceğim.

Vuslata ermiyor ayrılık yolu,
Çok seneler var ki gözlerim dolu;
Kader bana vermiş say ki bu rolü,
“Hasretin ne?” dersen, “hiç”, diyeceğim.

Yokluğu varlıkla kardığın zaman,
Ruhumu bedenle sardığın zaman;
Vuslatın, özüme vardığın zaman,
“Hasretin ne?” dersen, “hiç”, diyeceğim.

Ne var gözlerinde bir öçten başka,
Ne bıraktın bende bir hiçten başka;
Bende kalan yanmış bir içten başka,
“Hasretin ne?” dersen, “hiç”, diyeceğim.

                         Hamit Hayal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir