Padişahım

Osmanlı Yenilmiş, düşmüş son akın,
Cihanı kuşatmış kir padişahım;
Belki emel uzak, ümit var yakın,
Yeniden Budin’e gir padişahım.

Arabistan çökmüş, Kafkaslar hasta,
Rumeli perişan, Balkanlar yasta;
Yeni bir ferman yaz, bir mühür basta,
Emrine amade mir padişahım.

Arşidük’te gurur, kibirlenmiş çar,
Cihanda şah idik, şimdi bir naçar;
Şüphesiz yaradan bir kapı açar,
Bu millet, bu ümmet bir padişahım.

Ocaklı, tımarlı, zülüf ehliler,
Akıncı şahlanmış, coşmuş deliler;
Ak sakallı pir-i fani veliler,
Hakikat ehlinden şir padişahım.

Tuna boylarında gül deste, deste,
Bülbülün çilesi hicrandan beste;
Şafakta sefer var, kulağım seste,
Bir daha şaşmasın tir padişahım.

Düşüşe nihayet, kalkmak ahtımız,
İnsanı tacetsek, iman tahtımız;
İstersek yeniden güler bahtımız,
Çözülsün artık bu sır padişahım

Bu ızdırap yoktur gürz yarasında,
Bunaldık geceyle gün arasında;
Osmanlı var dünün hatırasında,
Şu makus talihi kır padişahım.

Bir zaman kuvette, kudrette izam,
İmanım eksilmiş, eğrilmiş hizam,
Senden başka yoktur verecek nizam,
Çevremde günahtan sur padişahım.

Ehl-i iman millet, secde de bir han,
Nur ile kurulmuş yeni bir cihan;
Hakikat şah olsun, çözülsün nihan,
Resul-i Zişan’dır pir padişahım.

                      Hamit Hayal

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir