Bir türlü dönmüyor sarhoşluk meste

Ayrılığa koşan yollar önümde
Bulutlar dağıldı, sisler kalmadı.
Bir başka mevsime döndü yönümde
Kalbimde o eski hisler kalmadı.

Bende nasibimi aldım sökümden
Dalımı kuruttun, kırdın kökümden.
Yıldızlar kayarken sona gökümden
Yaldızlar döküldü, süsler kalmadı.

Hakikat! Virane halin şu anki
Sebepsiz harcanan zamana yan ki.
Güllük gülistanlık bir bağda sanki
Dargınlıklar bitti, küsler kalmadı.

Bu aşkın elemi hicrandan beste
Bir türlü dönmüyor sarhoşluk meste.
İsyan et haline, bir yel ol este
Sevmeye ruh veren sesler kalmadı.

                                Hamit Hayal

Kaderime gölge düşen muamma

Bütün hasretleri yük ettin bana
Dedin ki “Ayrılık izana kalsın.”
Ne güldürdün beni ne yettin bana
Gönül sürgünlerim Fizan’a kalsın.

Dillere ah düşer, saplanır döşe
Hükmüdür her aşkın, hep kalka düşe.
Sevgilim meylimiz aşk denen düşe
Bu dünya seveni üzene kalsın.

Adalet yakışır hak bilir merde
İnsaf hangi ilde, merhamet nerde?
Hala inmiyor mu gözünden perde?
Sanmam ki bu dünya ezene kalsın.

Beni teslim alan Hak’ka “Hu” amma.
Eylemim isyankâr, sözüm “Tu” amma.
Kaderime gölge düşen muamma
Veririm bu sırrı, çözene kalsın.

Benim bu halime gözünü yum da
Aşkın alevinde eriyor mumda.
İnsaf bekle benden, bir vefa um da
Çözülmez kördüğüm mizana kalsın.

                          Hamit Hayal

Sana bu âlemde bir Allah yeter

İmani bir aşkla vurulan kalbim
Ezel de, ebed de pir, Allah yeter.
Yaradan aşkıyla durulan kalbim
Sana bu âlem de bir Allah yeter.

Hikmeti tecelli eden de kişi
Hakikati arar neden de kişi.
Ölmeden ölmeli beden de kişi
Arınsın kalbinden kir, Allah yeter.

Hakikat dilinde belki hiçimde
Maşuka âşık kalp ağlar içimde.
Çözmüşüm sırrını en saf biçimde
Allah’tan her hayır, şer, Allah yeter.

Yaratan katından gönlümüze bağ
Hangi nefis ölmüş hangi nefis sağ.
Zamana ant olsun, şahit olsun çağ
Niyazda bir kalple er, Allah yeter.

Bizimle kaderi karmış olan Zat
Özümden cüzüme sarmış olan Zat.
Bize bizden yakın varmış olan Zat
Göz ile gönlümde nur, Allah yeter.

İnsanı ya aşık ya maşuk eder
Takdir kaleminin yazdığı kader.
İsyan derdimdendir bende bu keder
Hakikat yoluna gir, Allah yeter.

                              Hamit Hayal

Külü vardır aşkın, bilmez misin sen?

Gönül denen hala meçhul bir yerde
İli vardır aşkın bilmez misin sen?
Anlatamam, aramızda bir perde
Dili vardır aşkın, bilmez misi sen?

Keskin bıçak saplanır ya döşlere
Bir yol bulur, girer gece düşlere.
Kanat olur nice garip kuşlara
Yeli vardır aşkın bilmez misin sen?

Bir güzelde yay misali kaş olur
Bir yürekte bazen ağır taş olur.
Bazen didelerde çağlar, yaş olur
Seli vardır aşkın, bilmez misin sen?

Tanımsızdır, tarifsizdir aşk tonca
Bulunmayan dört yapraklı bir yonca.
Tek bildiğim her çağında bir gonca
Gülü vardır aşkın, bilmez misin sen?

Bir Leyla’ya mecnun olur vurulan
Kerem vardır aşk odunda kavrulan.
Yel vurdukça dilde dile savrulan
Külü vardır aşkın, bilmez misin sen?

                                       Hamit Hayal

Dün ve bugün sanki geçmiş iç içe

Kader denen bir aşılmaz hakikat
Duvarları yıktığımda ağlattın.
Saat hüzün, başlar biter gün firkat
Yaşamaktan bıktığımda ağlattın.

Nice mamur kalsın diye bağların
Bir zamanlar kölesiydim çağların.
Bir hükmü yok artık yüce dağların
Zirvesine çıktığımda ağlattın.

Ne nazar kıl bana artık ne sev de
Harabat var gönül denen bu evde.
Hicranlarla hemhal olmuş alevde
Son resmini yaktığımda ağlattın.

Dönüyorum aşkın hicran çarkında
Bir yangınsın hala gönül barkında.
Hiç olmadın sen bu halin farkında
Bir sel olup aktığımda ağlattın.

Yara olmuş, şimdi işler gül içe
Dün ve bugün sanki geçmiş iç içe.
Şu gönlümde sultan olmuş bir hiçe
Kör kurşunu sıktığımda ağlattın.

                               Hamit Hayal

1 2 3 4 190