Geçmiş zaman bizim için bir rüya

Milletimin hasletinden çağ yoksun,
Bekliyor ki kıyam etsin bu devlet.
İsterdim ki Muhammedi gül koksun.
Bekliyor ki kıyam etsin bu devlet.

Unutmak zor hüzün değmiş lalemi,
Yemende biz soldurmuşuz halemi.
Kafkasya’da mazlum İslam Âlemi,
Bekliyor ki kıyam etsin bu devlet.

Nasıl viran oldu, düştü tacımız,
Kudüs bizim ortak, onmaz acımız.
Namus ehli Bosna’da ki bacımız
Bekliyor ki kıyam etsin bu devlet.

Bir tarih var, hakikatin izinde,
Dünü yazdım, siz yolları çizin de;
Öksüz balam hasretlerin dizinde,
Bekliyor ki kıyam etsin bu devlet.

Kurulu bir saat bir gün vuran da,
Bir olur mu yürüyenle duranda.
Yüce Allah bir yol çizmiş kuranda,
Bekliyor ki kıyam etsin bu devlet.

Ne hayaldir bu hasretim ne hülya,
Geçmiş zaman bizim için bir rüya.
Acıların mahvettiği bu dünya
Bekliyor ki kıyam etsin bu devlet.

Hamit Hayal / Gönen / 27.06.2017

Giy aşkını gönül, zırhını kuşan

Aziz vatanımın her bir taşına
Rengin kaderimden engin öz verdim.
Türklüğü koydum da sözün başına,
Şimdi perde inmiş bir çift göz verdim.

Gelinlik çağında kızımın vakti
İmanla yapmışız bir gönül akti.
Şu vatan uğruna ömürden nakti
Nesilden nesile yüz bin kez verdim.

Sonsuzluk demine artık ulaşan
Şahadet ehline yetmez mi bu şan.
Giy aşkını gönül, zırhını kuşan
Toprağa önce kış, sonra yaz verdim.

Gazam baki kalsın, saklı hazarım
Destanlar mı gerek, yine yazarım.
Şimdi bir gerçeğe değdi nazarım
Bu aşka şımarsın diye yüz verdim.

Dağı, taşı, gülü hep başka bu yer
Konudur sevdaya, her aşka bu yer
Son sevgili dedim, buldum da değer
Ruhlar tutuştursun diye köz verdim.

Alnımdaki yazı, kaderden hüküm
Vatana sevdamdır en ağır yüküm.
Ömrümü armağan etmeye Türk’üm
Namusum, şerefim diye söz verdim.

Hamit Hayal / Gönen / 13.12.2016

Bu toprakta hasret kaç bin yaşında?

Hasretler sığdırdım ben bunca yıla
Saçlarım ağardı, kar Anadolu’m.
Gurbet çilem olmuş, kahrımdır sıla
Yolumu beklerken yar Anadolu’m.

Hayali bile hoş, an ardınca kan
Coşkun sel misali didemden akan.
Sanki alev düşmüş özümü yakan
Hasret yüreğimde nar Anadolu’m.

Yanılır kim derse fikrimiz köksüz
Çok şükür Allah’a koymadı göksüz.
Belki biraz yoksul, ben gibi öksüz
Nice köyler, nice şar Anadolu’m.

Yakan göz misali kalbime tesir
Uzak arzulardan ne kaldı esir?
Sanat böyle bir şey, içli bir nesir
Halayı, horonu, bar Anadolu’m.

Dünden gelip, aşkla yarına koşan
Bahtında bir yıldız tarihten o şan.
Sevdanla şad olup, feryatla coşan
Bedenim ruhuma dar Anadolu’m.

Şimdi zaman belli, bir yol başında
Bu toprakta hasret kaç bin yaşında?
İbretin son hükmü mezar taşında
Başat tutkularım var Anadolu’m.

Hamit Hayal / Gönen / 11.10.2016

Zaman bize bir günde gül bırakır

Bu yerlerde bozkır ıssız ve engin
Gün altında ne kalpleri yakarken.
Bir yerlerde bir tarih var ve zengin
Ne zamanlar gördüm düne akarken.

Tarih der ki sayfasının birinde
Ne sıradan yaşam burada ne sorun.
Güzel yüzler gül saçarmış şirinde
Makam, mevki, mansıp ya da ne orun

Kim aşina, kiminin bir bildiği
Ulu atam şimdi çekmiş bir perde.
Kim ne bilsin hatıramdan sildiği
En görkemli yüce dağlar bu yerde

Bu yer ruhun ötelere erdiği.
Aslında dün başlamakta biterken.
Bir hasrettir bize geri verdiği
Kimse kalmaz bugün dünü iterken.

Diriliş var yine belki yakında
Bozkırların zor çağrısı rüyamda.
Yine Türk’ü gördüm kutsal akında
Kalbin bir hoş ağrısı var rüyamda.

Anladım ki kapılınca bu sele
Zaman bize bir günde gül bırakır.
Olmak ya da olmamakmış mesele
Ya da yakar bir günde kül bırakır.

Hamit Hayal / Gönen / 24.04.2016

Oğuzda boyların adıdır Mehmet

Bir tarih yazmaya yetmez mi rüştü,
Ne şanlı çağların adıdır Mehmet.
Kara topraklara bir gül mü düştü,
Devrilen her dağın adıdır Mehmet.

Kader midir, neden eksik olmaz şer,
Nice bir ülküyü ararmış beşer.
Ümidim ol benim, bahtımda yeşer,
Vatandan bağların adıdır Mehmet.

Ümit şafağımın müjdecisi tan,
Zaten alnımıza yazılmış vatan;
Şu kara toprakta sonsuza yatan,
Ebedi sağların adıdır Mehmet.

Allah şahittir ki bizim bu eller,
Hasret türküleri söylesin yeller;
Ayrılık var elbet, coşmaz mı seller,
Vuslata ağların adıdır Mehmet.

Allah’a şahadet ehlince nişan,
Mürşid-i kamildir Nebiy-yi Zişan;
Yetmez mi dünyada aldığımız şan,
En ulu beylerin adıdır Mehmet.

Kaderin hükmüne yürürken başta,
Yazdığın destanlar bir bengi taşta;
Baharını görmüş, en taze yaşta,
Tadılmış toyların adıdır Mehmet.

Allahın emrine itaat zansız,
Türklük tarihinde kalmadı hansız;
Yenilmek zamansız, düşmekte ansız,
Oğuzda boyların adıdır Mehmet.

Hamit Hayal / Gönen / 18.06.2013

1 2 3 6